YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3719
KARAR NO : 2019/5618
KARAR TARİHİ : 10.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacıya ait 458 ada 9 parsel sayılı taşınmaza davalı Belediyenin müdahalesi nedeniyle ürün gelirinden yoksun kalındığını, davalı Belediyeye ait hayvan pazarının karşısında bulunan taşınmaza büyükbaş küçükbaş hayvanın yüklenip indirilmesi, araçların parkedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığını, belediyenin düzenleme ve kontrol etme görevi bulunduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 6 yıllık süre içerisinde kullanıldığından 7.100 TL’ nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın bir kısmına hayvan pazarına hayvan getiren bir kısım şahısların araçlarını bırakmak suretiyle işgal ettikleri, davalı Belediyenin davacının taşınmazına müdahalesinin bulunmadığı herhangi bir işgalin söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup hüküm davacı tarafından kimlik tespiti yapılmak suretiyle süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisile ilişkindir.
Davacı vekiline mahkemece 19.02.2010 tarihli celsede tüm delillerini bildirmek üzere bir sonraki celseye kadar süre verilmiş olup davacı vekili tarafından süresi içerisinde tanık isimlerini de bildirir delil listesi sunulmuştur. Mahkemece 27.01.2012 tarihli celsede ise tebligat gideri 70 TL, tanık gideri 66 TL, keşif ve bilirkişi ücreti 685 TL, diğer maliyetler ise 50 TL olamak üzere toplam 871 TL gider avansının tamamlamak üzere davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gider avansının tamamlanmaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarı yapılmıştır. Mahkemece yapılan bu ihtarat doğru olmayıp davanın usulden reddine değil “mevcut delil durumuna göre karar verileceği” şeklinde ihtarın yapılması gerekmektedir. Ayrıca davacı tarafından ihtar sonrasında 2 haftalık kesin süre içerisinde 09.02.2012 tarihinde 148,55 TL keşif gideri ve 722,45 TL ise gider avansı olmak üzere toplam 871 TL yatırılmıştır. Dava 16.11.2009 tarihinde ve HUMK döneminde açılmış olup davacı vekili dava dilekçesinde ve sonradan kendisine verilen süre içerisinde tanık deliline dayanmış olup masrafları da yatırıldığı halde mahkemece davacı tanıkları dinlenilmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halınde temyiz edene iadesine, 10.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.