Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2015/11187 E. 2019/5708 K. 27.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11187
KARAR NO : 2019/5708
KARAR TARİHİ : 27.05.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mersin adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan sanığın, teslim aldığı senet aslını kaybedip, bu durumu gizlemek ve hukuki sorumluluğunu kaldırmak amacıyla uhdesinde bulunan muhabere defterine ”kapalı zarf” ibaresini ekleyerek kişilerin zararına yol açtığı ve bu suretle görevini kötüye kullandığı iddia ve kabul olunan olayda; sanığın ”kapalı zarf” ibaresini sonradan eklemediğine yönelik savunmada bulunarak, bilirkişi raporunu kabul etmemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından ”kapalı zarf” ibaresinin sonradan eklenip eklenmediği hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada giderilmesi gereken maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK’nın 231/6-c maddesinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsamda bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen zararın ne olduğu somut bir şekilde açıklanmadan, verdiği zararı gidermemesi biçimindeki yasal olmayan gerekçe ve tutanaklara yansımış olumsuz bir hali bulunmayan ve TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanık hakkında takdiri indirim nedeniyle çelişki oluşturacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Sanığın dosya kapsamındaki ekonomik durumu ve talebi de göz önüne alınarak verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 27/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.