Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/15652 E. 2013/17064 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15652
KARAR NO : 2013/17064
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yeni iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 22.07.2011 tarihinde geniş bir tekstil mamulleri satış işi kurma düşüncesiyle bitişik taşınmazla birlikte satın aldığını ve süresi içinde davalıya tahliye istemli ihtar gönderdiğini, davalının 6 aylık süre sonunda kiralananı tahliye etmediğini belirterek, iktisap ve ihtiyaç nedeni ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kiralananı kahvehane olarak kullandığını, bulunduğu konum itibariyle taşınmazda hem üretim hem de satış işi yapılmasının mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olup ihtiyacın samimi olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tahliye isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
6570 sayılı yasanın 7/d maddesine göre işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istenebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, ihtiyaç iddiasının kanıtlanması ve kiralananın da yapılacak işe uygun olması gerekir. Mahkemece dava konusu kiralananın ihtiyaca elverişli olup olmadığının tespiti yönünden mahallinde keşif yapılmadan hüküm verilmiştir. Mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılarak bu hususun belirlenmesi ve tüm taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.