YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5131
KARAR NO : 2019/1529
KARAR TARİHİ : 11.03.2019
19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/300-2014/839
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabûlüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan kredili mal taahhütnamesine göre davalının aldığı ihalelerde kamu kurum ve kuruluşlarına verilmek üzere davalının istediği ürünlerin davacı tarafından teslim edildiği bedelinin de davalı tarafından davacı şirkete ödendiği, taraflar arasında süregelen ticari ilişkinin bir süre sonra davalı tarafından reddedildiği ve davalının 07.09.2011 tarihinden bu yana davacıya ödeme yapmadığı, ürünlerin teslim edildiğine ilişkin belgelerin mal teslimi yapılan kurumlardan ve oralarda çalışanlardan teyid edilebileceği, davacı şirket tarafından faturaların davalı adına kesildiği, borcunu ödemeyen davalıya karşı başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğundan bahsile itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak yapılan sözleşmede davalının imzasının olmadığı, taraflar arasında kredili mal taahhütnamesi imzalanmadığı, davacının tek taraflı kestiği faturalardaki malların kime teslim edildiğinin meçhul olduğu, teslim alanın imzasının bulunmadığı, salt fatura düzenlenmesinin davalının borçlu olduğuna karine olmayacağı, taraflar arasında zaman zaman alışveriş olduğu buna ilişkin ödemelerin de davacıya yapıldığı, en son 08.09.2011 tarihinde yapılan ödeme ile davalının hiçbir borcunun kalmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının muhasebe kayıtları ve cari hesabına göre davalının muhtelif tarihlerde ve muhtelif miktarlarda bir çok kez mal aldığı, bu alışlarına karşılık bir kısım ödemelerde bulunduğu, ancak cari hesabının 07/09/2011 tarihi itibariyle 12.509,53 TL borç bakiyesi verdiği ve 3.596,58 TL tutarında faiz borcu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabûlüne ve davalı itirazında haksız olduğundan aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava mal satımından kaynaklanan bakiye alacağına yönelik itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yapılan tahkikat sırasında bilirkişiye taraf defterleri incelettirilmiş, taraf defterlerinin her ikisinin de usûlüne uygun tutulmadığı ve birbiri ile uyumsuz olduğu görülmüştür. Davacı defterlerinde, davalı adına kesilen 14 adet toplam 12.511,19 TL faturalarda davacı alacaklı görülmüş, davalı defterlerinde ise davacı defterlerine kayıtlı 14 adet faturadan toplam değeri 870,21 TL olan 3 adedinin kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı defterlerine kayıtlı fatura içeriği malların davalı tarafından teslim alındığının kabûlü gerekir. Ancak, davacının davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 11 adet fatura içeriği malları davalıya veya davalı adına 3. kişiye teslim ettiğini kanunî delilerle ispat etmesi gerekir. Davacı defterlerini inceleyen bilirkişi de bir kısım fatura içeriklerinin davalıya teslimine ilişkin imzalı belgeler olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, bu belgelerin davacının satış faturaları ile ilgili olup olmadığı saptandıktan sonra davalıya bu malları teslim alıp almadığı sorularak gerekirse imza incelemesi yapılması gerekir. Davacı alacağına dayanak olan malları davalıya veya davalı adına 3. kişiye teslim ettiğini ispatlayabildiği takdirde bu defa davalının teslim edilen mal bedelini ödediğini ispat etmesi gerekir. Mahkemece bu husustaki tahkikat yetersiz bırakılmış ve bilirkişi ek raporundaki temelsiz kanaate dayanılarak davanın kabûl edilmesi ve davacı davalıyı takip öncesinde temerrüde düşürmediği hâlde takip talebinde talep edilen faizin herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın hükme esas alınması doğru olmamıştır. Eksik tahkikatla hüküm kurulamayacağından yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.