Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6457 E. 2012/21002 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6457
KARAR NO : 2012/21002
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava ve ıslah dilekçesinde 165.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 135.000 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vek.Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı vek.Av…. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 09.10.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davada; taraflar arasında; davalının … Sanayi’sinde ki, … Sanayi 2.Bölge… Sokak No: 24’deki işyerinin davacıya satımı konusunda 05.06.2009 tarih harici alım satım sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği davalıya 135.000 TL’nin peşin ödendiğini kalan 5000 TL’nin daha sonra ödendiğini ancak tapu devrinin gerçekleşmediği, buna rağmen 140.000 TL’nin davacıya iade edilmediğini, ayrıca sözleşme gereği de 30.000 TL cezai şart alacağının bulunduğu ileri sürülerek toplam 160.000 TL’nin davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.Mahkemece; taraflar arasındaki harici satım sözleşmenin geçersiz olduğunu, tapu devrininde gerçekleşmediğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği herkesin verdiğini geri isteyebileceğini, geçersiz sözleşmede belirtilen ceza şartınında geçersiz olduğu gerekçesiyle, satım bedeli yönünden davanın kısmen kabulü ile 135.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesi ve duruşma günü, davalının olduğu ileri sürülen işyeri adresinde 7201 sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca, orada çalıştığı yazılı başka birine tebliğ olunmuştur. Tebligat parçasında, muhatabın adreste bulunmamasının geçici veya devamlı olup olmadığı yolunda bir belirleme yer almamaktadır. Davalı, kendisinin böyle bir işyeri olmadığını bu tebligatın kendisine ulaşmadığını, tebliğ olunan kişiyi tanımadığını böyle bir işçinin de bulunmadığını temyizde bildirmektedir. Ayrıca bu tebligatla ilgili olarak da, tebligatı alan kişiler ve tebligatı yapan görevli hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtmiştir.O halde davalının tebligatın geçersizliğine ilişkin iddiaları incelenmeli, davalının tebligatta belirtilen adreste o tarihte işyeri bulunup bulunmadığı, tebligatı alan şahsın iş yerinde çalışıp çalışmadığı belirlenmelidir. Bundan sonra tebligatın geçersizliği sonucuna ulaşılırsa, davalıya yeniden savunma hakkı verilmek suretiyle yargılamanın sürdürülmesi gerekir. Mahkeme, tarafları yasal biçime uygun olarak davet etmeden (HUMK m.73) ve Hukuki Dinlenilme Hakkı tanınmadan (HMK m.27) hükmünü veremez. Açıklanan nedenlerle, davalıya yapılan tebligatın usulüne uygunluğu üzerinde durulmadan davaya devam edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.