Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/2283 E. 2019/31824 K. 20.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2283
KARAR NO : 2019/31824
KARAR TARİHİ : 20.05.2019

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanunun 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2 ve 62/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanunun 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine dair ANKARA 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/10/2014 tarihli ve 2013/477 Esas, 2014/1130 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03/04/2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12/04/2019 tarihli ve KYB. 2019/38128 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Sanığın Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/241 Esas sayılı dosyasındaki benzer eylemi nedeniyle mahkumiyetine dair kararın istinaf olunması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 02/11/2018 tarihli ve 2018/1969 Esas, 2018/1745 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilerek anılan Mahkemenin 2018/628 Esas numarası üzerinden yargılamanın halen derdest olduğunun anlaşıldığı, sanığın anılan iki davadaki eylemlerinin suç tarihlerinin 19/09/2012, iddianame tarihlerinin ise 21/03/2013 ve 16/01/2013 olduğu, suç tarihlerinin aynı olması nedeniyle ilk hukuki kesintinin Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/241 Esas sayılı dosyasında iddianamenin tanzim tarihi olan 16/01/2013 tarihinde gerçekleştiğinin kabulünün gerektiğinin anlaşılması karşısında, buna göre bahse konu dosyaların birleştirilip, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlenip işlenmediği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, keza her iki dava dosyasındaki işyerleri farklı olsalarda, aynı gün içerisinde beş dakika arayla yapılan arama faaliyeti sonucunda suça konu eşyaların ele geçirilmiş olmaları nedeniyle, dava konusu edilen eylemlerin tek suç olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususları tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/10/2014 tarihli, 2013/477 Esas, 2014/1130 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına 20/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.