Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2019/3447 E. 2019/5578 K. 16.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3447
KARAR NO : 2019/5578
KARAR TARİHİ : 16.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
I)Suça sürüklenen çocuklar … ve … ile sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık … için, Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim’in takdirine göre, sanık … ve suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II)Suça sürüklenen çocuklar … ve … ile sanık … hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar ve sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanık …’ın kendi ikrarı ve 01/12/2013 tarihli CD çözüm tutanağına göre hırsızlık esnasında yüzünü siyah bere ile kapattığı anlaşılmakla, iştirak halinde işlenen hırsızlık
suçu sebebiyle sanık … ve suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında tanınmamak için tedbir alınmış olması sebebiyle eylemin TCK’nun 142/2-f bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nun 142/1-b maddesinden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2)Ceza Genel Kurulu’nun 23/02/2016 tarih, 2013/13-592 Esas ve 2016/94 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, suça sürüklenen çocuklar Hazar ve Fırat ile sanık …’ın yakalandıklarında suçlarını ikrar edip çaldıkları malzemeleri sattıkları kişiyi kolluk görevlilerine söyledikleri, ancak eşyayı sattıkları bu kişiden ücretini ödemek suretiyle geri alarak mağdura aynen iade etmek veya bizzat ya da kendi girişimleri sonucu üçüncü bir kişi tarafından bedelini mağdura ödemek gibi bir davranışta bulunmadıkları ve eşyayı satın alan üçüncü kişinin zararını karşılamadıkları anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuklar ve sanığın artık üzerinde tasarruf yetkileri bulunmayan eşyaları sattıkları kişiyi söylemeleri sonucu eşyaların satın alan kişiden alınarak mağdura iade edilmesinin TCK’nun 168. maddesi kapsamında bizzat pişmanlık gösterilerek gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden etkin pişmanlık şartları oluşmamasına rağmen suça sürüklenen çocuklar … ve … ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan verilen cezalarda 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması,
3)Sanık … için T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … ile sanık …’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocukların ve sanığın kazanılmış haklarının korunmasına, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.