Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/1475 E. 2019/9557 K. 22.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1475
KARAR NO : 2019/9557
KARAR TARİHİ : 22.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun TCK’nın 106/1-1. madde ve cümlesi uyarınca hükmolunan tehdit olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, tehdit suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Kabule göre ise;
a-Sanığın suçu kabul etmemesi ve olay yerinde boş kovana rastlanılamaması, tanık …’ın aşamalardaki beyanında, sanığın ateş ederek silahlı tehdit suçunu işlediğini belirtmesine rağmen, tanık Müjgan’ın beyanında sanığın elinde silah görmediğini söylemesi, diğer tanık …’ın ise cadde üzerinde gerçekleşen olaylarla ilgili bilgi ve görgüsünün olmadığının anlaşılması karşısında, tanıkların beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu yöntemince açıklanmadan ve soruşturma evresinde bilgisine başvurulan …’ın da tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak dinlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Sanığın savunması ve bunu doğrulayan mağdur ve tanıkların beyanlarında, mağdurun suç tarihinden bir ay önce sanığın üvey kızını kaçırdığı, suç tarihinde ise karşılıklı yumruk atarak birbirlerini dövdüklerini belirtmeleri karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak, CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanması daha evvel geri bırakılan hükümde herhangi değişiklik yapma imkanı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, hükmedilen hapis cezasının bu kez ertelenmesine karar verilmesi,
d-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.