Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/4833 E. 2013/6567 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4833
KARAR NO : 2013/6567
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.08.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada ise davacı … tarafından davalı … aleyhine 31.01.2007 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın gider avansı süresine yatırılmadığı için reddine dair verilen 20.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen dava temliken tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflara verilen iki haftalık kesin süre içinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı- davalı vekili ve davalı-davacı vekili temyiz etmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesi dava şartlarını düzenlemiştir. HMK’nın 114/g maddesinde gider avansının yatırılmış olmasını dava şartı olarak tanımlamış, 115/2 maddesinde dava şartının yokluğu halinde izlenecek yol gösterilmiş, 120. maddesi ile de gider avansına ilişkin düzenlemeler getirilmiştir.
Ayrıca anılan yasanın 324. maddesi ile de delil ikamesi için avans düzenlenmiş ve avansın yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı öngörülmüştür.
Belirtilen bu düzenlemelere karşın her davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan hükümlere göre inceleneceği tartışmasızdır.
Nitekim, 6100 sayılı HMK’nın 448. maddesinde tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla yasanın derhal uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2012 tarihli ve 2012/9-1170 Esas, 2012/1172 Karar sayılı kararına göre de; 1086 sayılı HUMK döneminde açılan derdest davalar yönünden 6100 sayılı HMK’nın 120/2 maddesi uyarınca eksik gider avansı istenemez.
Açıklanan ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; asıl dava 03.08.2005 tarihinde, birleşen dava 31.01.2007 tarihinde, 1086 sayılı Yasanın yürürlükte olduğu dönemde açılmış ve 6100 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar eski yasa hükümleri uygulanarak yürütülmüştür. Bu durumda davanın açılması ile ilgili tüm işlemlerin tamamlandığı kabul edilmelidir. Öte yandan gerek 1086 sayılı HMUK’nın ilgili hükümleri gerekse 6100 sayılı HMK’nın 324. maddesi hükmü yargılamanın gerektirdiği masrafların ilgili tarafça yatırıp yatırılmaması hususunda benzer hükümler getirmiş yatırılmaması halinde uygulanacak yaptırımlar da gösterilmiştir.
Bu durum karşısında, 6100 sayılı HMK’nın 324. maddesi uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan 6100 sayılı Yasanın 114/g, 115/2 ve 120/2. maddelerinden söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-davalı ve davalı- davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.