YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8
KARAR NO : 2010/3050
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
Ali Kaymakçı ile Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve Karabörtlen Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Ula Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.02.2007 gün ve 230/16 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili; kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı bulunan 500 m2 yüzölçümündeki tapusuz taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili Avukat … ’ın beyanları ve dosya içinde bulunan nüfus aile kayıt tablosuna göre; davacı … 23.11.2006 tarihinde ölmüş olup, mirasçılarına karar tebliğ edilmiştir. Davacı …’nin mirasçıları Avukat … … veya başka bir vekile vekalet vermedikleri gibi, usulüne uygun olarak karar kendilerine tebliğ edildiği halde, kararı temyiz etmemişlerdir.
Borçlar Kanunu, Madde 35–“Hilafı iki tarafça kararlaştırılmış yahut maslahatın mahiyetinden istidlal olunmuş olmadıkça hukuki bir muameleden mütevellit temsil salahiyeti mümessilin yahut temsil edilenin vefatı veya gaiplik hükmünün ilanı veya medeni hakların kullanılması salahiyetinin izaası yahut ikisinden birinin yahut her ikisinin iflas ilan etmesiyle nihayet bulur.
Bir hükmi şahsın mevcudiyeti hitam bulduğu yahut bir şirket fesh olunduğu takdirde de hüküm yine böyledir.
İki tarafın birbirine karşı haiz oldukları şahsi haklar mahfuz kalır.”
Madde 397 – “Hilafı mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin gerek müvekkilin ölümüyle ve ehliyetinin zevali veya iflası ile nihayet bulur. Şu kadarki vekaletin nihayet bulması müvekkilin menfaatlerini tehlikeye koyuyorsa müvekkil veya mirasçısı veya mümessili bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar vekil veya mirasçısı veya mümessili vekaleti ifaya devam ile mükelleftirler”denilmektedir.
Davacı …, dosyadaki bilgilere göre, 23.11.2006 tarihinde vefat etmiştir. Her ne kadar … yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, BK.nun 35. ve 397.maddeleri hükümleri uyarınca ölümle vekalet son bulur.
Davacı vekili Avukat … …’ın vekil edeni Ali’nin ölümüyle vekalet görevi sona erdiğine ve mirasçılarına karar tebliğ edilip, mirasçılardan da vekalet görevi almadığına göre hükmü temyiz etmesi mümkün olmadığından adı geçen vekilin temyiz isteğinin bu nedenle REDDİNE ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.