YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7563
KARAR NO : 2012/8367
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Çamlıdüz Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 309 parsel sayılı 1310,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapulu olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazine’nin dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de; mahalli bilirkişiler 100 sıra numaralı tapu kaydının batı ve güney sınırının dava konusu taşınmaza uyduğunu, kuzeyde …’ün yerinin de 251, 310 ve 306 parsel sayılı taşınmazların yeri olduğunu söylemişler, mevkii olarak da uyduğunu açıklamışlardır. Fen bilirkişi raporunda da çekişmeli taşınmazın 100 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını ifade etmiştir. Mahkemece, tapu kaydının dayanağı olan idari tutanak ve varsa dayanak kroki (harita) getirtilip uygulanmadığı gibi, taşınmaza komşu bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanakları getirtilerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Eksik inceleme, araştırma ve değerlendirmeye dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazinenin tutunduğu tapu kaydının tesisine ilişkin kayıt ve belgeler ile varsa haritası getirtilmeli, bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tanıklar hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşifte tapu kaydının varsa haritası 3402 sayılı Kanun’un 20/A maddesi uyarınca uygulanması suretiyle kapsamı belirlenmeli, haritası bulunmadığı takdirde sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişilerden sorulmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, mahalli bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanaklarının dayanakları ve edinme sebepleri okunmak suretiyle denetlenmeli, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı hususu belirlendikten sonra sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.