Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/9930 E. 2013/10081 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9930
KARAR NO : 2013/10081
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada Mut Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2012 tarih ve 2010/758-2012/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, alacaklısı … tarafından T.C. Ziraat Bankası A.Ş Karaman Şubesi’ne tahsil için verilen borçlusu …, vadesi 17.08.2010, numarası 712825 olan 6.000 TL bedelli senedin keşidecisinin ikametgahının Mut/Mersin olması sebebiyle Mut Şubesi’ne tahsile gönderilmek üzere Karaman PTT Müdürlüğü’ne 04.08.2010 tarihinde … nolu barkod numarası ile teslim edildiğini, ancak senedin adı geçen şubeye ulaşmadığını, PTT’de kaybolduğunu ileri sürerek, söz konusu senedin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, iptal talebinde bulunan kimsenin kıymetli evrakın elinde iken zıyaa uğradığını kuvvetle muhtemel gösteren delilleri mahkemeye temin etmesi ve senedin bir suretini ibraz etmesi veya senedin esaslı içeriği hakkında bilgi vermesi gerektiği, iptal istemine konu senedin kıymetli evrak olup olmadığı talep dilekçesinde ve Ziraat Bankası Karaman Şubesi tarafından bildirilmediğinden tespitinin mümkün olmadığı, senet suretinin de dosyaya ibraz edilmediği, senede ait bilgilerin girildiği banka ekranında ise senet türünün “SENET” olarak belirtildiği, bu haliyle talep dilekçesinin senedin esaslı içeriği hakkında yeterli bilgi vermediği, senedin kıymetli evrak olup olmadığının dahi tespit edilebilir mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle bononun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, “iptali istenen senedin kıymetli evrak olup olmadığı talep dilekçesinde ve Ziraat Bankası Karaman Şubesi’nce bildirilmediğinden tespitinin mümkün olmadığı, senet suretinin de dosyaya ibraz edilmediği, senede ait bilgilerin girildiği banka ekranında ise senet türünün “SENET” olarak belirtildiği, bu haliyle talep dilekçesinin senedin esaslı içeriği hakkında yeterli bilgi vermediği, iptali istenen belgenin kıymetli evrak niteliğinde olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir. Oysa, kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptalini talep edebilmek için, hak sahibinin senedin elinde iken kaybolduğunu kuvvetle muhtemel gösteren delillerle, senedin bir suretini veya buna imkan yoksa esas muhteviyatı hakkında gerekli bilgiyi mahkemeye vermesi gerekir. Söz konusu deliller durumun gereğine ve özelliğine göre değişebilir. Bilgiler mahkemeyi, senedin hak iddia eden kişinin elinde iken kaybolduğuna ikna edecek mahiyette olmalıdır. Somut olaya gelindiğinde
ise davacı banka vekili, alacaklısı … tarafından T.C. Ziraat Bankası A.Ş Karaman Şubesi’ne tahsil için verilen borçlusu …, vadesi 17.08.2010, numarası 712825 olan 6,000 TL bedelli senedin bankanın Mut Şubesi’ne tahsile gönderilmek üzere Karaman PTT Müdürlüğü’ne 04.08.2010 tarihinde … nolu barkod numarası ile teslim edildikten sonra PTT’de kaybolduğunu iddia ederek senedin banka bilgisayarlarında yer alan bilgilerini içerir ekran görüntüsünü, Karaman PTT Müdürlüğü’ne yazılan yazı örneğini, senedi tahsil için veren alacaklı …’a hitaben yazılan bilgi yazısını dosyaya ibraz etmiştir. Bu itibarla mahkemece, davacının dava konusu senedin esas muhteviyatı hakkında gerekli bilgiyi içeren belgeleri verdiği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.