Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2018/2305 E. 2019/5608 K. 16.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2305
KARAR NO : 2019/5608
KARAR TARİHİ : 16.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa’nın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydına göre, önceki suçlarının içinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2014 kesinleşme tarihli, 2011/596 Esas ve 2012/49 Karar sayılı ilamına konu nitelikli hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 9 ay hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/07/2013 tarihinde infaz edilen, 2011/324 Esas ve 2011/415 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınmış ise de, bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun 5237 sayılı TCK’nun ”Özel hükümler” başlıklı ikinci kitabının, ikinci kısmındaki ”Kişilere karşı suçların”, alt başlığında, yedinci bölümünde yer alan ”Hürriyete karşı suçlar” başlığı altında düzenlendiği, buna göre iş yeri dokunulmazlığında korunan yararın ”Kişi hürriyeti” olduğu, bir yerin iş yeri olarak kabul edilebilmesi için orada fiilen çalışılması ya da o yerin faal halde olan iş yerinin eklentisi niteliğinde olması gerektiği,
Açık bir rızaya gerek duyulmadan herkesin girebileceği bir saatte iş yeri veya eklentilerine girilmesi durumunda veya sadece depo olarak ya da salt eşya muhafazası için kullanılan, herhangi bir ticari faaliyetin yürütülmediği ve/veya bir iş yerinin eklentisi niteliğinde olmayan yere girilmesinin iş yeri dokunulmazlığı suçunu oluşturmayacağı göz önüne alındığında;

Suçun işlendiği yerin, müştekinin ve tanığın beyanına göre, Armoni Müzik Evi isimli iş yerinin deposu niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu yerin iş yerinin eklentisi niteliğinde olması durumunda, iş yerinin suç saatinde açık vaziyette olması ve açık bir rızaya gerek duyulmadan herkesin girebileceği bir saatte iş yeri veya eklentilerine girilmesi nedeniyle iş yeri dokunumazlığının ihlali suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı; yine deponun söz konusu iş yerinin eklentisi niteliğinde olmaması durumunda ise, salt eşya muhafazası için kullanılan, herhangi bir ticari faaliyetin yürütülmediği suça konu yere girilmesi nedeniyle iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden; yasal unsurları oluşmayan iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-UYAP’tan alınan güneşin doğuş-batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati uygulaması ile birlikte güneşin 20.17’de battığı, 5237 sayılı TCK’nun 6/1-e maddesi uyarınca saat 21.17’den sonraki zaman diliminin gece vakti olduğu, suçların ise müşteki ve tanık beyanlarına göre gündüz vakti saat 20.30 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı TCK’nun 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayinleri,
3-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16/04/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.