YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14747
KARAR NO : 2013/14984
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen takip nedeniyle İİK.nun 269/a maddesi gereğince kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak olan yazılı kira sözleşmesinin varlığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak yazılı kira sözleşmesinin incelenmesinden kiraya verenin Bilgin Kısakürek’in varisleri adına kızı … olduğu, sözleşme metninde diğer varislerin ise … ve … oldukları belirtilmiş, icra dosyası içerisinde bulunan mirasçılık belgesinden de bu durum doğrulanmıştır. Bu durumda sadece takibi ve davayı açan davacının değil, diğer varislerle birlikte üç kişinin kiralayan sıfatının bulunduğunun kabulü gerekir.
Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise, pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği mülkiyetine tabi ise, tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan esaslara dayalı olarak davacının kendi adına icra takibi yaparak açmış olduğu iş bu davada, kiralananın tahliyesini istemesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.