Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/6137 E. 2019/1518 K. 04.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6137
KARAR NO : 2019/1518
KARAR TARİHİ : 04.03.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı … vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan …’un 273 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak oğulları davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, davalının alım gücü olmadığını, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı bulunmadığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline ve 15.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılardan …, derdestlik itirazında bulunmuş, ayrıca taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, murisin o tarihlerde ihtiyaç içerisinde olduğunu ve başka taşınmazlarını da sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işlemin gerçek satış olmadığı, muvazaalı olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, aynı davacılar tarafından aynı davalılara karşı ve aynı hukuki sebeplere dayalı olarak … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2006/594 Esas sayılı dosya ile tapu iptali ve tescil davası açıldığı ve bu davanın 07.04.2011 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği bu karar ilgililere tebliğ edilip kesinleşmeden 14.02.2013 tarihinde eldeki davanın açıldığı, dava dilekçesinin 09.07.2013 tarihinde davalı …’e tebliğ edildiği, anılan davalının 18.07.2013 tarihinde derdestlik itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; bir davanın derdest olduğundan söz edebilmek için, aynı davanın iki kere açılması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın taraflarının, konusunun (müddeabihlerinin) ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. HMK’nun 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur. Daha önce HUMK’nun 187/4. maddesinde bir ilk itiraz olarak nitelenen bu husus HMK’nun 114/1-ı hükmü ile dava şartı haline getirilmiştir.
Somut olayda HMK 114/1-ı ile HMK 115/2. maddeleri gözetilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerekir iken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyize konu diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.