YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3186
KARAR NO : 2019/1638
KARAR TARİHİ : 07.03.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, asıl ve birleştirilen davaları ile, 10 parsel sayılı taşınmazdaki mirasbırakanları …’e ait 3/6 payın, …’in tek mirasçısı gibi gösteren veraset ilamına dayanılarak Hazine adına tescil edildiğini, sonrasında 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca … … Vakfına aktarıldığını, oysa …’in mirasçıları olduklarının kesinleşen verasetin iptali davası ile belirlendiğini ileri sürerek, tapunun iptali ve mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların önceki kayıt maliki … ‘ın mirasçıları oldukları, taşınmazın da korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı Vakıflar İdaresi yönünden davanın kabulüne, davalı Hazine hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, taşınmazın 3/6 payının … adına kayıtlı iken, … ‘ın tek mirasçısını Hazine olarak gösteren veraset ilamına dayalı olarak anılan payın 28.06.2005 tarihinde “intikal” suretiyle Hazine adına tescil edildiği, Hazine’nin de bu payı 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca 22.11.2012 tarihinde Evkafa Mülhak … … Vakfı’na devrettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacıların 10 parsel sayılı taşınmazdaki 3/6 payın Hazine’den önceki maliki … mirasçısı oldukları, diğer taraftan, taşınmazın 2863 sayılı Kanun’un 5226 sayılı Kanun ile değişik 6. maddesinde tanımlanan özellikleri taşımadığından korunması gerekli kültür varlığı olarak kabul edilemeyeceği belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı Vakıflar İdaresinin yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine.
Ne var ki, asıl davanın …’in bir mirasçısı tarafından açıldığı ve çekişmeli payın terekeye döndürülmesinin istendiği, birleştirilen davanın da terekede iştirakin sağlanması amacıyla …’in diğer mirasçıları tarafından açıldığı gözetildiğinde, tek vekalet ücreti verilmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, davalı Vakıflar İdaresi aleyhine her iki dava bakımından ayrı ayrı harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
Bunun yanında, hakkındaki dava husumetten reddedilen Hazine yönünden vekalet ücreti ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir.
Hazine ve Vakıflar İdaresinin açıklanan nedenlerle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.