Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/10615 E. 2014/12290 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10615
KARAR NO : 2014/12290
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, süre bitimi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili özetle, davacı tarafından arazi niteliğindeki taşınmazın 01. 08.2007 başlangıç, 31.12.2008 bitiş tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiğini, 31.12.2008 tarihinden sonra da kira ilişkisinin devam ettiğini, … 2. Noterliğinin 2010/8732 yevmiye nolu ve 17/09/2010 düzenleme tarihli taahhütnamesi ile davalı kiracının tarafına yazılı ihbar yapıldığı tarihten itibaren iki ay içerisinde taşınmazı tahliye edeceğini belirttiğini, bu şekilde taahhütname ile kira sözleşmesinin süre bitiminin belirlenmiş olduğunu ve sözleşmenin belirli süreli kira sözleşmesi haline geldiğini, davacının … 1 Noterliğinin 7892 yevmiye nolu, 17.07.2013 keşide tarihli ihtarnamesi ile, davalının 2 ay içinde mecuru tahliye etmesini istediğini, ihtarnamenin 19.7.2013 tarihinde davalıya tebliğ edilmesine rağmen taşınmazı tahliye etmediğini belirterek süre bitimi nedeniyle tahliyeye karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin yediemin araç deposu olarak kullanıldığını, kira sözleşmesinin belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğünü, ihtar ve davanın süresinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 327 . maddesi hükmüne göre açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer.
Taraflar, bu durumda, açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür.Taşınmaz ve taşınır yapı kiralarıyla ilgili belirsiz süreli kira sözleşmelerinde feshi ihbar süresi Türk Borçlar Kanun’unun 329.maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya fesih bildiriminin tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Fesih dönemlerinin hesabında kira sözleşmesinin başlangıç tarihi esas alınır. Sözleşmede veya kanunda belirtilen fesih dönemine veya bildirim süresine uyulmamışsa, bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur. Konut ve çatılı işyeri kiraları dışındaki diğer kira ilişkilerinde kiralananın tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.08.2007 başlangıç- 31.12.2008 bitiş tarihli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre kiralananın üstü açık arazi niteliğinde olduğu ve yedi emin deposu olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kiralananın bu vasfına göre 6098 sayılı TBK’nun 339. ve devamı maddeleri kapsamı dışında kaldığı belirlenmiştir. Kira sözleşmesi süre bitimine rağmen kira ilişkisi devam ettirildiğinden 31.12.2008 tarihinden sonra , 01.01.2009 tarihinden itibaren süresiz hale gelmiştir.Bu durumda davacı, TBK 329 .maddesindeki sürelerden yararlanarak ihbar suretiyle sözleşmeyi feshedebilir. Davacı, 01/07/2013 ila 01/01/2014 tarihlerini kapsayan ikinci altı aylık döneme nazaran ihtarını ilk üç ay içinde 17/07/2013 tarihinde keşide edip 19/07/2013 tarihinde tebliğ ettirmiş ise de, davasını altı aylık dönem sonu olan 01/01/2014 tarihinden önce 05/11/2013 tarihinde açtığından dava süresinde değildir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması doğru değilse de, sonucu itibariyle karar redde ilişkin olduğundan hükmün 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 438.maddesi uyarınca düzeltilmiş bu gerekçeyle ONANMASINA ve temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.