YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4365
KARAR NO : 2019/13079
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 06.10.1999 tarihinden 18.01.2013 tarihine kadar davalı işyerinde kat görevlisi olarak çalıştığını, ücretinin asgari ücret olmasına rağmen aylık 600,00 TL. ödendiğini maaş farkı alacağı olduğunu, davacının haftanın 7 günü 09.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını hafta tatili alacağı olduğunu, işyerinde günde bir kez yemek verildiğini, yıllık izin alacağını bulunduğunu, Aralık ayı tam ve Ocak ayı 15 günlük ücret alacağını ödenmediğini, tüm resmi tatillerde ve dini bayramlarda çalıştığını, ücretinin ödenmediğini, iş akdine davalı işverence hiçbir gerekçe gösterilmeden son verildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerine 21.07.1999 tarihinde girdiğini, 16.01.2013 tarihinde ayrıldığını, bütün haklarını, tazminatını, fazla çalışma ücretini aldığını, 12.714,00 TL. aldığına dair 16.01.2013 tarihli ”ibranamesi ” olduğunu, sigorta müfettişlerinin emri ile İş Bankası’na 17.10.2012 tarihinde 1.711.00 TL. fazla çalışma ve bayram tatili ücreti ödendiğini, 15.10.2012 tarihinde 1.617,00 TL. hafta tatili ücreti ödendiğini, yine müfettişlerini talebi üzerine 2009-2012 yıları hafta tatili ve fazla çalışma ücreti ödendiğini, 20.000,00 TL. kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, dini bayramlar ücretinin davacıya ödendiğini, hiçbir kuruş borçlarını olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece yapılan yargılama sonunda 26.05.2015 tarihli karar duruşmasında diğer alacakların yanı sıra ” net 2.809,83 TL kıdem tazminatının sözleşmenin fesih günü olan 18/01/2013 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile tahsiline ” karar verilmiş ise de, 26.05.2015 tarihli ” tashih şerhi ” başlıklı karar ile hüküm fıkrasının 1. maddesinin 1. fıkrasında maddi hata sonucu ” 2.809,83 TL ” olarak yazılan kısmın ” 15.523,83 TL. ” olarak tashihine karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmedilen miktarı bu şekilde düzeltmesi HMK. nın 305/2. maddesine aykırıdır.
Davacı hak ettiği kıdem tazminatını alamadığı iddiasıyla kıdem tazminatı talep etmiş, davalı ise davacının imzasını taşıyan tutanak başlıklı tarihsiz davacıya kıdem tazminatı karşılığı 12.714,00 TL. ödeme yapıldığına ilişkin belge ibraz etmiş. Bu ödemeye ilişkin banka dekontunu sunamamıştır.
Davacı vekilinin ödemeyi kabul etmemesi üzerine davalı tarafça davacıya yemin teklif edilmiş ve davacı 26/05/2015 tarihli celsedeki yeminli beyanında aynen “Ben Yaman Otelden 12.714,00 TL. kıdem tazminatı aldım”demiştir.
Ayrıca davacıya beyanı okunarak beyanında ve yemininde ısrar edip etmediği sorulmuş davacı yemininde ve beyanımda ısrar ediyorum demiş ve bu hususların yazılı olduğu duruşma tutanağını imzalamıştır.
Hal böyle iken yemin ile oluşan sonuca göre davacının kıdem tazminatına mahsuben 12.714,00 TL.yi aldığının kabulü yerine Borçlar Kanunu’nun 420. maddesindeki şartları taşımayan ibranameye değer verilemeyeceği gerekçesiyle söz konusu ödemenin yapılmadığı kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalıdır.
Her ne kadar tefhim edilen hüküm özetinde ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda mahsup yapılmış şekli ile ” net 2.809,83 TL kıdem tazminatının sözleşmenin fesih günü olan 18/01/2013 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile tahsiline ” karar verilmiş ise de, 26.05.2015 tarihli ” tashih şerhi ” başlıklı karar ile hüküm sonucundaki ” 2.809,83 TL ” olarak yazılan kısmın ” 15.523,83 TL. ” olarak değiştirildiğinden, mahkemece kıdem tazminatının mahsup edilmiş hali ile hesaplanan ” net 2.809,83 TL ” olarak hüküm altına alınması için kararın bozulması gerekmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi