YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17225
KARAR NO : 2012/22125
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.04.2012 gününden başlayarak aylık 3000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 01.04.2012 tarihinden itibaren aylık kiranın 3000 TL olarak tespiti istenilmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık kiranın 2600 TL olarak tespitine karar verilmiştir.Dava konusu taşınmaz …’da 4 katlı bina olup, emek fırını, imalathanesi ve davalı tarafından mesken olarak kullanılmaktadır.Taraflar arasındaki ilk kira ilişkisi 01.04.2005 tarihli kira sözleşmesine dayanmakta olup, tespiti talep edilen dönem ilk kira ilişkisinin kurulmasından itibaren ki 7.dönemdir. Bu nedenle de, hak ve nesafet esaslarına göre kira tespiti cihetine gidilecektir.Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tespite dayanak olarak emsal kira sözleşmeleri değerlendirilmediği bu yönde re’sen emsal araştırması yapılmadığı da anlaşılmaktadır.Anayasa Mahkemesinin 6570 sayılı yasanın 2 ve 3.maddelerinin iptaline ilişkin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile, 6570 sayılı yasanın kira parasındaki “sınırlı artış” ilkesini ortadan kaldırılmamıştır. Bununla birlikte kira parasının tesbiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarih ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. O nedenle kira parasının tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira parasını takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.Somut olayda; 3 bilirkişiden rapor alınmış, her biri ayrı rapor düzenlemiş ve düzenledikleri raporlarında da, yukarıdaki ilkeler gözetilmemiştir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, muhalefet etmedikleri takdirde, 3 bilirkişiden ortak rapor alınarak, bilirkişi heyetinin taşınmazın boş olarak getireceğini bildirdiği kira parasından, uygun bir hak ve nesafet indirimi yaparak, kira tespiti cihetine gitmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.