YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12080
KARAR NO : 2019/5814
KARAR TARİHİ : 12.06.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 29.06.2015 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini öne sürerek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında ticari ilişki olduğu, ancak borcun doğduğu tarihte aralarında organik bağ bulunmadığı, kötüniyet olgusunun ve kombiler dışındaki mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hükmü davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1.İstihkak davalarında, geçerli bir haczin varlığı davanın ön koşullarından biridir. Haczin mevcut olup olmadığının, mahkemece, davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş ise de; taraf vekillerinin karar tarihinden önce takibe konu alacağın haricen tahsil edildiğini beyan ettikleri, takip dosyasının UYAP kayıtlarında da 23.12.2015 tarihli haricen tahsil harç makbuzunun bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK’nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre, davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde geri verilmesine 12.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi