YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20430
KARAR NO : 2013/23550
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, icra işleminin iptaliyle, borcu olmadığının tespitiyle, aracın ödenmeyen vergi borçları nedeniyle faiziyle tahsiline, araç üzerine konan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı; … Mobilya Tekstil İnş.Gıda Turz.San ve Tic.Aş’nin yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle şirketin borcuna karşılık davalı Kurum tarafından … plakalı aracına haciz ve yakalama şerhi konulduğunu belirterek icra işleminin iptaline, borcu olmadığının tespitine, araç üzerine konulan haczin kaldırılmasına, aracın bağlı olduğu süre için ödenmesi gereken yedieminlik ücretinin davalı Kurum tarafından ödenmesine ve aracın ödenmeyen vergi borçları nedeniyle yasal faizlerin davalı Kurum’dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının, davalı Kurum’un başlatmış olduğu icra işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti yönündeki talebinin kabulüyle, davalı Kurum’un davacı adına başlatmış olduğu icra işleminin iptaline, … Plakalı araç üzerine konulan haciz şerhinin kaldırılmasına, davacının davalı Kurum’un aracın bağlı olduğu sürece verilmesi gereken yedieminlik ücreti ödenmesine karar verilmesine yönündeki talebinin reddine, davacının aracın ödenmeyen vergi borçları nedeniyle işleyen yasal faizin davalı Kurum’dan tahsiline dair talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; söz konusu şirketin 25.06.2004 noter tasdikli ana sözleşmesinden; … isimli şahsın kurucu ortak olduğu, ancak; bu şahsın ana sözleşmeye ekli ikametgah senedinden ve nüfus cüzdan suretinden davacı olmadığı, şirketin; 30.06.2004 tarihli Ticaret Sicili Gazetisi’nde tescil ve ilan edildiği ve bu ilanda … isimli şahsın 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi seçildiğinin yazdığı, yine 26.08.2007 tarihinli genel kurul toplantısında da … isimli şahsın 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi seçildiği, davacının 1962 doğumlu, anasözleşmede yer alan … isimli şahsın ise 1956 doğumlu olduğu, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesine …
İncekara imzalı bir dilekçe eklediği, bu dilekçede …’nın; kendisinin 1956 doğumlu kişi olduğunu, 04.12.2004 tarihinde şirketten ayrıldığını, daha sonra 1962 doğumlu başka bir … ‘nın şirkete dahil olduğunu, borçların 2005 yılına ait olması nedeni ile borçtan sorumlu olmadığını bildirdiği, 1956 doğumlu …’nın 04.12.2004 tarihinde paylarını Akif İncekara’ya devrettiği ve davacının da 04.12.2004 tarihinde … ‘dan pay devrealdığı, davalı Kurum tarafından bildirilen borcun 2005/10 – 2008/5. dönem arasına ait olduğu, şirket ortağı olan … ve … hakkında davacının şikayeti üzerine resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı, davacının şikayetinde; kendisi yönetim kurulu toplantılarına katılmadığı halde ismi açılıp gelmiş gibi gösterilip imzasının taklit edildiğini ve yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini belirttiği, Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen iddianemade; şirket belgeleri üzerinde yaptırılan incelemede belgelerdeki imzanın davacıya ait olmadığının bildirildiğinin belirtildiği, ancak soruşturmanın akıbetinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacıdan başka, … isimli bir şahsın daha olduğu anlaşılmakla söz konusu kişi ile davacının şirketteki hukuki durumları ve davacının davaya konu borcun ait olduğu dönemde sorumluluğunun bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; söz konusu şirketin kuruluşuna, davaya konu borcun ait olduğu döneme ve davacı ile dava dışı …’nın şirket ortaklıklarına ilişkin belgeler getirtilerek diğer yönetim kurulu üyelerini de dinlemek, davacının yamış olduğu şikayet nedeni ile başlatılan Cumhuriyet Savcılığı soruşturmasının akıbetini araştırarak gerek görülür ise soruşturma belgelerini de dosya içerisine alarak davacının ne zaman şirket ortağı olduğu, şirkette yönetim kurulu üyeliği yapıp yapmadığı, yapmış ise hangi tarihler arasında görevde bulunduğu, ayrıca şirketi temsil ve ilzama yetkisi bulunup bulunmadığı, hangi …’nın hangi tarihlerde şirket ile ilişkisinin bulunduğu toplanan deliller ışığında net bir şekilde ortaya konulduktan sonra sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.