Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5575 E. 2013/10302 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5575
KARAR NO : 2013/10302
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2010/197-2011/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait TPE nezdinde tescilli ”Mars” ibaresini taşıyan markalar bulunduğunu, ayrıca ”Mars ” ibaresinin müvekkilinin ticaret ünvanında yer aldığını, davalının ”Mars” markasının tescili için TPE nezdinde yaptığı başvuruya yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini dava konusu marka başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7(1)(a) bendi gereğince resen reddedilmiş olması gerektiğini, müvekkil şirketin ”Mars” unsurlu markalarının tüketici nezdinde kalite ve güven sembolü olduğunu, müvekkilinin seri markalarının asıl unsurunun ”Mars ”olduğunu, dava konusu markanın, müvekkil markalarıyla benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, 24 ve 25. Sınıfların dava konusu marka kapsamındaki 23. Sınıftaki mallarla ilişkili olduğunu, Müvekkil şirket markasının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir
Diğer Davalı Sanko Tekstil İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili, davacı vekilinin, faaliyet alanlarını belirtirken açıkça farklı olduğunu bizzat kendisinin de ifade etmiş olduğunu, söz konusu markayı müvekkil marka başvurusu kapsamındaki mallar için kullanmayan davacının, bu mallar için ayırt edicilik kazanmış olmasının mümkün olmadığını, farklı sınıflarda benzer olmayan mallar için iltibasın söz konusu olamayacağını, davacının tanınmış marka olduğuna ilişkin iddialarına karşın böyle bir başvurusunun bulunmadığını, farklı sınıflardaki tescil için haksız rekabetten söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8(1)(b) maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, davacının markasının tanınmış marka olmadığı, 556 Sayılı KHK’nın 7(1)(i) ve 8(4) maddelerinin huzurdaki davada yer bulmayacağı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli başvuru olduğuna ilişkin delil sunulmadığı, taraf markaların benzer bulunmaması nedeniyle kötüniyetin huzurdaki davada yer bulmayacağı, ”Mars” ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7(1)(a) maddesi kapsamında “marka olabilecek” bir işaret olduğu, davacının ticaret unvanının 23. sınıftaki mallar açısından davacıya öncelik hakkı vermediği, YİDK kararının yerinde olduğu, dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.