Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/3949 E. 2013/6208 K. 29.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3949
KARAR NO : 2013/6208
KARAR TARİHİ : 29.03.2013

…….

Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı, davalının işyerinde 08/09/2001-25/01/2002 tarihinden itibaren kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tespitini istemiş; Mahkemece; davacının 08/09/2001-24/01/2002 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilmelidir. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabilir.

Davanın esasına ilişkin inceleme ve araştırma sonucu toplanan kanıtlar ışığında, Mahkemenin kabul edilen hizmet süresi yönünden yargılama sürecinde yapılan araştırmalara rağmen davacının çalışmasına ilişkin herhangi bir yazılı delil
./..
-2-

bulunmadığı, işyerinin ve davacının iddia ettiği çalışmasının niteliği, kapsam durumu, tanık anlatımları, davacının müfettiş raporundaki beyanı, dosya kapsamında bulunan mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde talebin reddi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …..’ye iadesine, 29/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

……