YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4146
KARAR NO : 2013/15232
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kiralananın işletilmesinin mümkün olmaması nedeniyle ödenen kira bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı … Enücümeninin 29/03/2010 tarih ve 2010/7 sayılı kararı ile 92.650,00 TL bedel ile ambalaj atıkları ayrıştırma tesisinin işletmecilik hakkının kiraya verilmesi işinin müvekkili şirkete 3 yıllığına verildiğini, kiralama işi ile ilgili olarak da davalı idare ile müvekkili şirket arasında 22.04.2010 tarihinde ihale sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmenin imzalanmasından sonra ihale konusu işle ilgili olarak gerekli resmi işlemleri başlattığını, sözleşme ile davalı tarafından tahsis edilen tesisin ihale konusu işi yapmak için uygun bulunmadığından müvekkili şirketin işlemlerini biran önce bitirip işe başlamasının ve tesisi çalıştırmasının mümkün olmadığını, atık yönetim planına dahil edilmemesi nedeniyle kiralananı işletmesinin imkansız hale geldiğini, müvekkili şirket tarafından 100.312,00 TL masraf yapıldığını, yapılan masrafların birlikten talep edilince … tarafından taleplerinin geri çevrildiği gibi hiç kullanılmayan ve de şartnamelere ve sözleşmeye aykırı olarak tahsis edilen tesis için kira bedelinin talep edildiğini ve müvekkili şirketin yapmış olduğu harcamaların bir kısmının mahsup edilmek suretiyle bakiye 17.577,35 TL kira talebinde bulunulduğunu, bu miktarın müvekkili şirketin … Belediyesindeki hak edişinden kesilerek tahsil edildiğini, kiralananın işletilememesinde davacının bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle kira talep edilemeyeceğini belirterek 17.577,35 TL’nin tahsil edildiği 30.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, haksız olarak yapmış olduğu tahsilat nedeniyle % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Belediyeleri Çevre Altyapı Temel Hizmetler … Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesi ile … Merkez … ada … parselde bulunan Ambalaj Atıkları Ayrıştırma Tesisinin işletme hakkının kiralanması yönünde … encümenince 29/03/2010 tarihinde ihalenin gerçekleştirildiğini ve bu ihale neticesi davacıyla 22.04.2010 tarihli sözleşmenin imzalandığını, hakkında tahakkuk eden kira borcunu ödemeye yanaşmayan Belediye Başkanlığı nezdinde yürüttüğü şehir temizliği işlerinden dolayı oluşan hakedişinden birliklerine olan kira borcunun mahsup edilmesini talep ettiğini ve ilgili belediyenin davacının bu talebi doğrultusunda 17.557,35 TL tutarında bir miktarı birlikleri hesabına yatırdığını, söz konusu ödeme için birliklerinin … Belediye Başkanlığı’na bir talebinin mevcut olmadığı gibi davacının isteği üzerine gerçekleşen bu
ödemeyi birliğin haksız tahsilatı olarak nitelemesinin de hukuken hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuş, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacının ise sözleşmede belirtilen şartları yerine getirmediğini belirterek bu sebeple davanın reddini istemiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 05.06.2010 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davacı- kiracıya katı atık dönüştürme tesisinin işletilmesinin kiralandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 7. maddesine göre ”yüklenici ambalaj atıkları ayrıştırma tesisinin makine ve teçhizatını, ilave ünitelerin inşaatını, alınması gereken resmi izinleri sözleşme tarihinden itibaren en geç 45 gün içerisinde tamamlayarak tesisi bu tarihte çalışır hale getirecektir. Yüklenici kuracağı tesisle ilgili her türlü proje ruhsat inşaat, tesisin işletmeye alınması için bakanlıktan lisans alınması, ilgili kurumlardan alınacak her türlü resmi izin ve belge vs harcamayı kendisi yapacak, bununla ilgili idareden hiçbir ödeme ve karşılık talep etmeyecektir.” Sözleşmenin 16.9.. maddesine göre de kiracı firmanın diğer firmalarla birlikte atık yönetim planı oluşturacağı atık yönetim planı çerçevesinde faaliyet göstereceği belirtilmektedir. Kira sözleşmesine göre kiralananın kiracı tarafından işletmeye hazır hale getirileceği kararlaştırıldığına ve davacı kiracının tacir olmasına göre, elektrik sistemi, Makine ve ekipmanlar, yapı kullanma ruhsatı ile ilgili olarak davacı kiracının ileri sürdüğü iddiaların mahkemece dikkate alınmamış olmasında bir usulsüzlük yoktur., Ne var ki gerek idari ve teknik şartnamede gerekse taraflar arasındaki ihale sözleşmesinde kiracının atık yönetim planına dahil olacağı ve bu plan çerçevesinde faaliyet göstereceğine ilişkin düzenlemeler de yer almaktadır. Davacı kiracı 07.09.2010 tarihinde plana dahil olmak için başvurmuş, atık yönetim planına dahil olamayınca davalı idareye müracaat ederek, sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesini istemiştir. Davalı- … encümeninin feshe ilişkin 31.01.2011 tarihli kararında”… yüklenici firmanın tesisi işletmeye alabilmesi için ambalaj atıkları yönetim planına dahil edilmesi gerektiği, yönetim planına dahil edilemediği” belirtilerek sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesine karar verilmiştir. Davacı- kiracı yargılama sürecinde ve temyiz talebinde atık yönetim planına dahil olmadan tesisi kullanmanın yasal olarak mümkün olmadığını savunmaktadır. Mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmaksızın sonuca gidildiği görülmektedir. Bu durumda mahallinde keşif yapılmak suretiyle atık yönetim planına davacı kiracının dahil edilmemesinin kiralanan tesisin işletilmesine etkisi, bu plana dahil edilmeden tesisin işletilmesinin mümkün olup olmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.