YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4125
KARAR NO : 2013/15226
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiracılık sıfatının tespiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılığın tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davacının 11.04.2011 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, davalı kiraya verenin ilk olarak 28.09.2011 tarihli yazıyı göndererek taşınmazın yatırım programına alındığından bahisle 31.12.2011 tarihi itibariyle boşaltılmasını istediğini, bunun üzerine davalı hakkında … 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/ 1035 esas sayılı dosyasında kiracılığın tespiti ile müdahalenin meni davası açtıklarını, bu dava devam ederken davalının bu kez 13.04.2012 tarihli yazıyı göndererek taşınmazın 10.04.2012 tarihinden itibaren teslim edilmesinin istendiğini, oysa 6570 sayılı Yasaya göre süre sonunda feshedilmediğinden sözleşmenin bir yıl süreyle yenilendiğini, 11.04.2012 tarihinde sözleşme yenilendikten sonra gönderilen bu yazının sonuç doğurmayacağını belirterek kiracılığın devam ettiğinin tespiti ile müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde, daha önce açılan dava nedeniyle derdestlik itirazında bulunmuştur. Mahkemece derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. madesinin (ı) bendine göre aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı olarak düzenlenmiştir. ”Aynı dava” ibaresinden anlaşılması gereken tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davalardır.Mahkemece hükme esas alınan … 20. Sulh Hukuk Mahkemesi 2011/ 1035 esas sayılı davanın, davalı tarafından gönderilen 28.9.2011 tarihli yazı ile taşınmazın 31.12.2011 tarihinde boşaltılmasının istenmesi üzerine kira ilişkisinin 10.4.2012 tarihine kadar devam ettiğinin tesbiti istemine ilişkin olarak açıldığı eldeki davanın ise 13.04.2012 tarihinde gönderilen yazı ile 2012 yılı için kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği belirtilerek taşınmazın boşaltılmasının istenmesi üzerine sözleşmenin süre sonunda feshedilmediğinden 11.04.2012 tarihinden itibaren bir yıl süreyle yenilenmiş olduğundan
kiracılığın devam ettiğinin tespitine ilişkin olduğu, her iki davada tesbiti istenen kira dönemlerinin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda dava sebeplerinin ve konusunun aynı olduğundan söz edilemez. Daha önce açılan dava ile eldeki dava aynı dava sayılamayacağından dava şartı gerçekleşmiş olmakla mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.