Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2017/18623 E. 2019/10161 K. 29.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/18623
KARAR NO : 2019/10161
KARAR TARİHİ : 29.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A-Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçları yönünden kurulan beraat hükümleri ile sanık … hakkında hakaret suçu yönünden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik, katılan …’ın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında katılan … ’a yönelik tehdit, hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince,
1-Kasten yaralamaya teşebbüs eylemi yönünden;
Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, katılanın soruşturma aşamasında sanığın kendisine elini kaldırdığını ancak vurmadığını beyan etmesi ve mahkemede alınan beyanında da soruşturma beyanlarını aynen tekrar etmesi, dinlenen tanıklar …, … ve …’in de soruşturma beyanlarında katılanın beyanları ile aynı doğrultuda beyanda bulundukları ve mahkemedeki beyanlarında ise sanığın elini kaldırarak katılanın üzerine doğru yürüdüğünden başka bir eylemden bahsetmemeleri karşısında ,sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde suçun unsurlarının ve suç kastının ne suretle oluştuğu yeterince açıklanmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Mahkemece sanığın tehdit ve hakaret suçu ile birlikte kasten yaralamaya teşebbüs suçunu da işlediği kanaatine varıldığı taktirde ise tüm suçlar yönünden;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçları yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek yeni düzenleme karşısında, bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de;
a)Sanığın aşamalarda, erkek kardeşinin eski kız arkadaşı olan katılanın, ayrıldıktan sonra da erkek kardeşini rahatsız etmeye devam etmesi üzerine katılanı uyardığını belirtmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması,
b)Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.