Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/16112 E. 2012/21235 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16112
KARAR NO : 2012/21235
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 24.000,00 TL ecrimisilin masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, ortak muristen kalan dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, davacının taşınmazdan faydalanmadığı ileri sürülerek 24.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 7.663,38 TL’ nin kademeli faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın tarafların murisi … adına kayıtlı olduğu, vefat ettiği 26.04.2000 tarihine kadar taşınmazı aile konutu olarak kullandığı, muris …’ün vefatı üzerine eşi …’ün (tarafların annesi) taşınmazda ikamet etmeye devam ettiği, davalın da bu tarih sonrası aile konutunda yalnız kalan annesi yanına bakım amaçlı olarak taşındığı ve annesi Zehra’nın vefat tarihi olan 26.11.2007 tarihine kadar yanında kaldığı sabittir. Bu itibarla davalının taşınmazı kendi adına kullanmaya başladığı tarih olan 26.11.2007 tarihinden sonraki dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, davalının tarafların murisi olan annesi yanında kaldığı dönem için de ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca; davada ecrimisil miktarını tayin ve tesbite mahkemece dayanak yapılan bilirkişi raporu Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre hüküm kurulmasına yeterli değildir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK’nun 279. maddesine göre: bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal değerlendirmesi yapılmamış olup, soyut bir takım belirlemeler ile ecrimisil hesabı yapılmıştır. Bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Buna göre mahkemece; davalının taşınmazı kendi adına kullanmaya başladığı 26.11.2007 tarihi ile dava tarihi olan 08.04.2010 arasındaki dönem için, yeniden konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturmak sureti ile keşif yapılarak ,somut emsaller de incelenerek (resen emsal araştırması yapmak ya da taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle) davacının hissesi oranında ecrimisil hesabı yapan bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.