Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19737 E. 2012/22148 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19737
KARAR NO : 2012/22148
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.500 TL’nin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketten 9 adet telefon hattı aldıklarını, hatlardan 1 tanesini kullanmadıklarını, buna rağmen borç tahakkuk edildiğini ve davalının haksız olarak icra takibi başlattığını, itiraz etmeleri sonucunda icra dosyasının takipsiz bırakıldığını belirterek, haksız icra takibi nedeniyle davacı şirketin kişilik haklarına zarar geldiğinden ve itibarlarının zedelendiğinden bahisle 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, haciz işlemi yapılmadığından manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını beyan etmiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 2.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu icra takip dosyasında davacı şirket adına kayıtlı telefon hattı ile ilgili ödenmeyen 329,80 TL alacak için 17.02.2010 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, davacının 09.03.2010 tarihinde itiraz etmesi ile takibin işlem yapılmadan durduğu anlaşılmaktadır.Davada, BK.nun 49.maddesi gereğince haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat talep edilmektedir.Manevi değerler, kişinin cinsiyeti, ırkı, dini, vatandaşlığı gibi değerleri doğuştan sahip olunan değerler, kişinin ahlak yapısı, hukuk kurallarına saygısı, mesleki faaliyetleri, yetenekleri, yaşam ve dünya görüşü tarzı gibi değerler sonradan çevre tarafından verilen değerlerdir.Manevi zarar, haksız bir fiil sonucu kişinin şahıs varlığında (kişisel değerlerinde) uğradığı kayıpları ifade eder.
Davalı tarafından başlatılan icra takibinin davacının itirazı sonucu devam edilmemesi (ve haciz aşamasına gelinmemesi) halinde davacının kişilik haklarının ne şekilde zarar gördüğü ispatlanamamıştır.Bu durumda, mahkemece; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.