YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14059
KARAR NO : 2019/6961
KARAR TARİHİ : 04.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Cumhuriyet Savcılığı ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Birecik Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2011 tarihli ve 2011/2 sayılı davanamesi ile Suriye uyruklu … ve …’den olma 01.04.1958 doğumlu …’ın 18.11.1974 tarihinde 10.10.1958 doğumlu olarak … ve … çocukları gibi usulsüz bir şekilde nüfus kütüklerine kaydedilmesi nedeni ile davalı …’ın usulsüz nüfus kaydının iptal edilmesi istenmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya İçerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalı …’ın, Nüfus Müdürlüğüne müracaatla “her ne kadar nüfusta … ve eşi … üzerine kayıtlı ise de, bu kişilerin gerçek anne ve babası olmadığı, annesinin … ve … kızı … olup, …’nin … adlı kişi ile evlenerek Suriye’ye gittiği, kendisinin Suriye’de doğduğu, 1974 yılında Türkiye’de nüfusa kaydedilmek istendiğinde ise annesi …’nin nüfus cüzdanını Suriye’de ele geçirerek Türkiye’ye gelip bu kimlikle evlenen … adlı kadının ve eşi …’nin üzerine tescil edildiği, bu yanlış kaydın düzeltilmesi gerektiği iddiası” üzerine Nüfus Müdürlüğünce gerekli araştırma yapılarak durumun Cumhuriyet Savcılığına ihbar edildiği ve Cumhuriyet Savcısı tarafından bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, hatalı nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Hernekadar Cumhuriyet Savcısı tarafından, … ve Eşi … çocuğu olmadığı halde onların üzerine çocukları olarak kaydedilen …’ın bu kaydının iptali istenmiş ise de, davada çözülmesi gereken esas sorun, …’nin (iddiaya göre … kimliği ile evlenen kişinin) … ve … kızı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bozma üzerine davalı … ile özkardeşleri olarak görünen … ve … arasında yapılan DNA incelemesinde, … ve …’ın aynı soydan oldukları, Eyüp’ün ise soybağı yönünden bu kişilerle ilgisinin olmadığı belirlenmiştir. Davanın kabulü durumundaEyüp’ün kayden anne ve babası görünen kişilerle soybağı kesilecektir. Ancak üst soyuna doğru gidildiğinde gerçek dedesi … ve anneannesi … olduğu iddia edilen kişilerle de soybağı kesilecektir. Dava dosyasının bütünü değerlendirildiğinde, … ve … gerçek dede ve anneanne, bu kişilerin kızı olarak kayıtlı olan …’de bu kişilerin kızı, ancak fiili yaşamda …’nin kimliğinin başkası tarafından kullanıldığı, dolayısı ile davacının … üzerindeki kaydı doğru, ancak …’nin … ile evliliğinin doğru olmadığı iddiası ile karşılaşılmaktadır. … eşi … duruşmada dinlenmiş ise de, kendisinin gerçek anne ve babasının … ve … olup olmadığına dair beyanı alınmamıştır.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Mahkemece bu husus ta dikkate alınarak ve nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda Mahkemece salt taraflar ve tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak … Sakarya eşi …’nin … ve … … kızı olup olmadığının belirlenmesi açısından DNA testi yaptırılıp alınacak rapor ve davacının Suriye’deki kayıtları gözetilerek, toplanmış ve toplanacak tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekli taraf oluşumu sağlanarak, … ve … Göktağan mirasçıları ile …’ın kayden kardeşi olan kişilerle ölmüş iseler mirasçılarının davaya dahil edilmesi, … ve … … mirasçılarının beyanları da alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.