Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/15437 E. 2013/23512 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15437
KARAR NO : 2013/23512
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılardan …, …, … ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Davalı … Havacılık ve Uzay Sanayı A.Ş. Yönünden davanın husumetten reddine, Diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 30.042,48 TL maddi, 70.000,00 TL manevi, … için 65.000,00 TL manevi, … için 65.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 5.1.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dava açılırken … ve … davalı olarak gösterilmemiş, yargılama sırasında dahili dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya devam olunmuş ve dahili davalılar aleyhine hüküm kurulmuş ise de Türk Usul Hukuku Sisteminde, bazı istisnai haller dışında, “dâhili davalı” müessesesi bulunmamaktadır. Mahkemece, ancak davada taraf olan kişiler hakkında karar verilebilir. İhtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu hallerde, bir dava açıldıktan sonra davalı tarafı değiştirmek yada mevcut davalı taraf yanına bir başka davalı taraf ilave etmek, ıslâh suretiyle dahi mümkün değildir. Sorumlu olanlardan biri hakkında dava açıldıktan sonra diğer bir sorumlunun davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması olanağı yoktur. Somut olayda sorumlu olanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır. Hal böyleyken dahili davalılar hakkında usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken aleyhe hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar … ve … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere davacılar ve davalılardan …, …, … ve …’ye iadesine
10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.