Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/20555 E. 2013/8135 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20555
KARAR NO : 2013/8135
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, izin, ikramiye, sene sonu zammı ve sosyal haklar alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ikramiye ve sosyal hakları ile sene sonu zammına ait alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının pazarlama yönetmeni olarak çalıştığını ve müşteri hesaplarında usulsüz ve yetkisiz işlemlerle bankayı zarara uğrattığından feshin haklı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur
Mahkemece, davacının hakkında zimmetine para geçirme suçundan yapılan yargılama sonunda delil yetersizliğinden dolayı verilen beraat kararının kesinleştiği kabul edilerek, kıdem ve ihbar tazminatını hak kazandığı kabulü ile diğer alacaklarının da bilirkişisi raporuna göre kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir,
Somut olayda davacının 13.11.1998 tarihinden beri çalıştığı davalı bankada pazarlama yönetmeni olarak görev yaptığı, davalı işyerinde beş müşterinin rızası ve onayı olmadan şubedeki vadeli mevduat hesaplarının off-shore hesabına aktarıldığı ve bankanın bu sebeple zarara uğradığı gerekçesi ile 26.01.2000 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı hakkında olayla ilgili zimmete para geçirme suçundan yapılan yargılamada delil yetersizliğinden verilen beraat kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesi 26.04.2010 günlü kararıyla onanarak kesinleşmesi mahkemece davacı lehine yorumlanarak davacının kıdem ve ihbar tazminatını alabileceği şeklinde değerlendirilmiştir. Oysa ceza mahkemelerinin beraat kararlarının hukuk mahkemesini bağlamayacağı ve davacının işyerinde yapılan soruşturma kapsamında iddia edilen müşteri şikayetlerine konu olayları kabul ettiği, bu kapsamda müşterilere olayın fark edilmemesi için ayrı hesap cüzdanı düzenleyip verdiğini itiraf ettiği de dikkate alındığında davalı bankanın güvenirliğini zedeleyen bu davranışların ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan feshin haklı sebebe dayandığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.