YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6729
KARAR NO : 2013/10606
KARAR TARİHİ : 22.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2013 tarih ve 2013/16-2013/16 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkilinin kömür ticareti ile iştigal ettiğini, borçlu donatan tarafından taşınan kömür emtiasının alıcı olan müvekkiline eksik olarak teslim edildiğini, müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını, her ne kadar konişmentoda taşıyanın adı yazılı değilse de karşı tarafın sicile kayıtlı gemi sahibi olduğunu ileri sürerek, adı geçen gemi üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dosya içeriğinde mevcut konişmento uyarınca taşıyanın kim olduğunun belli olmadığı, taşıyanın tespit edilebilmesi için bu konişmentonun da atıf yaptığı 04/01/2013 tarihli çarter partinin mahkemeye sunulmasının gerektiği, sadece internet ortamından alınan geminin maliki ve yönetim durumunu gösteren verilere dayanılmaması gerektiği ancak çarter parti sunulmadan ihtiyati haciz talep edildiği, talepte bulunan vekilinin sicile kayıtlı malik olarak karşı tarafı gösterdiği ancak bu kişinin konişmentonun atıf yaptığı çarter partide taşıyan olarak gözüküp gözükmediğinin belli olmadığı ayrıca taşıyanın da bu kişi olduğunun kanıtlanmasının gerektiği, dosya içeriğinden söz konusu şirketin taşıyan sıfatını gösterir bir delinin bulunmadığı, tam aksine talep sahibinin sunduğu internet çıktısından geminin maliklerinin karşı taraf ile birlikte bir başka şirket olduğunun göründüğü, bu haliyle karşı tarafın gemi maliki ve taşıyan olduğu konusunda mahkemede bir kanaat oluşmadığı, alacaklı tarafça mahkemeye sunulan başka dosyalarda ibraz edilen belgelerde geminin malikinin bir başka şirket olarak göründüğü, 6102 sayılı TTK’nın 1320. hükmü uyarınca navlun sözleşmesinden doğan talep haklarının gemi alacaklısı hakkı ile temin edilmediği, clean on board kaydının özellikle akreditif işlemlerinde konişmentonun kabul edilebilmesi için konulan bir zorunlu
unsur olduğu ancak bu kaydın dökme yükün miktarı açısından bir ispat fonksiyonuna sahip olmadığı, zira yükün dış görünüş itibariyle iyi halde olduğunu gösteren bir kayıt mahiyetinde bulunduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz isteyen vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.