YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14894
KARAR NO : 2012/21901
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.240,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın BK.nun 66.maddesine göre vaki zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin … İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde DSİ 13.Bölge müdürlüğüne ait … sahili sulama kanalı işindeki ihtiyaç fazlası 3.000 m3 depo toprağını, İl Encümenince 24.04.2008 tarihinde yapılan ihalede satın aldığını, toprak satış bedeli olan 6.500 TL yi davalı idarenin hesabına 17.06.2008 tarihinde yatırdığını, satın aldığı toprağın 120 m3’lük kısmını taşıdığını, bakiye kısmını sağlık nedenleriyle taşıyamadığını, 04.11.2008 tarihinde davalı idare ekiplerince davacıya toprak taşıma işini yapmamasına ilişkin tutanak düzenlendiğini ve davacıya ihtar ettiklerini, buna rağmen müvekkilinin toprağı taşımak üzere mahalline gittiğinde toprağın mevcut olmadığını, toprağın taşınmış olduğunu gördüğünü, bu nedenlerle davalıdan, 3.000 m3 toprak bedeli olan 6.500 TL’den, müvekkilinin taşımış olduğu 120 m3 toprak bedeli 260 TL düşülmek suretiyle 6.240 TL nin tutanak tarihi olan 04.11.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, zira dava konusu iş ile ilgili davacı ile idare arasında akdedilen sözleşme gereği ihale tarihi olan 24.04.2008 tarihinden itibaren 30 gün içinde malzemenin alınması gerekirken davacının süresinde malzemeyi almadığını, davacının uğramış olduğu bir zararı var ise bu zararın en geç sözleşme ile verilen sürenin sonunda husule gelmiş olacağını, bu zararın 24.05.2008 tarihinde gerçekleşmiş olacağından genel zamanaşımı hükümleri gereği bir ve on yıllık zamanaşımı süreleri gereği davacının dava hakkının 24.05.2009 tarihinde sona erdiğini, davanın bu süre geçtikten sonra açıldığından davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşme gereği 30 günlük süre içerisinde nakil edilmeyen toprak için davacının başkaca hak ve tazminat talep etmeyeceğinin karşılıklı imza ile taahhüt altına alındığını, davacı tarafından malzemenin nakledildiğinin davacının bizzat kendi imzasıyla tasdikli tutanakta belirtildiğini, dava konusu yerde başkaca malzeme kalmadığının bizzat yerinde çekilen fotoğraflarla teyit edildiğini belirterek; mesnetsiz davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, aksi halde işin esası yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece,”…Mahallinde davalı idare görevlilerince ve davacı tarafından tutulan 04.11.2008 tarihli tutanağa göre davacıya süre dolduğundan dolayı mahallinden toprak taşıma işini yapmamasının ihtar edildiği ve bu şekilde belirtilen davalının belirtilen yerden elini çektiği 15.12.2008 tarihinde tutulan tutanaktada ihale konusu toprağın tamamının davacı tarafından taşındığının tesbit edildiği, buna göre BK.nun 66.maddesinde öngörülen şekilde davacının herhangi bir hakkı var ise karşı tarafa verdiği belirlenen paranın istirdatına haklı olduğunu öğrenme tarihinin en son bu husustaki yukarda bahsi geçen 04.11.2008 tarihli utanağa göre bu tarih olduğu ve bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinde 04.11.2009 tarihine kadar davanın açılmasının gerektiği,oysa davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra 03.12.2009 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, buna göre davalının usülüne uygun yapmış olduğu zamanaşımı itirazının yerinde olduğu anlaşılmış başkaca hususlar incelenmeden aşağıdaki şekilde hüküm oluşturmak gerekmiştir.” gerekçesi ile sebepsiz iktisaba dayalı olarak açılan davanın BK. 66.maddesine göre vaki zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar arasındaki hukuki ilişki, satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu dava, BK.nun 125’inci madde hükmünde yazılı 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olup, süresinde açılmıştır. Bu durumda, mahkemece, zamanaşımı definin reddi ile işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermek gerekirken, hukuki ihtilafın yanılgılı yorumu ile davanın sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilerek, BK.nun 66.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulaması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.