YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4121
KARAR NO : 2019/12820
KARAR TARİHİ : 10.06.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Bakanlığa bağlı….Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 02.12.2007-23.07.2013 tarihleri arasında temizlik şefi olarak görev yaptığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının Kurum çalışanı olmadığını, …Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesince ihale edilen hizmet alımında son dönem ihalesini alan şirket çalışanı olduğunu, … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 506 sayılı Kanunun 87. maddesi anlamında asıl işveren olmayıp ihale makamı konumunda olduğunu, davacının özlük dosyasının şirkette olduğunu, davacı tarafından yüklenici firmalarla imzalanan sözleşmenin süreli iş sözleşmesi olduğunu, davacının belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışmasından kaynaklı ihbar tazminatı talebinde bulunamayacağını, hastane iş yerinde normalde fazla mesai yaptırılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … İnş. Nak. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının üç gün üst üste işe gelmediğini ve buna ilişkin tutanaklar tutulduğunu, bu şekilde devamsızlık ile iş akdini kendisinin sona erdirdiğini, davacının çalıştığı işyeri kamu işyeri olduğundan üst işveren T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından mesai saatlerinin yasal 45 saati aşmayan şekilde belirlendiğini ve fiilen mesai yapılmasının mümkün olmadığını, davacının ücreti ile birlikte asgari geçim indirimlerinin ödendiğini, bunun bordrolarda açıkça görüldüğünü savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçinin asgari geçim indirimi alacağının ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücret ve benzerleri hakların ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücret ve benzeri hakların ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Yasanın 32 nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, T.C. Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, işveren tarafından davacıya ait bir kısım imzasız ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu ve bordrolarda asgari geçim indirimi tahakkuku olduğu, mahkemece davacının maaşlarının yattığı ilgili bankaya müzekkere yazılarak davacının hizmet dönemini kapsayan maaş hareketlerini gösterir ekstre dökümünün istenildiği ancak banka yazı cevabı beklenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır.
Banka kayıtları getirtilmeden mahkemenin asgari geçim indirimi alacağının ödenmediği yönündeki kabulü tamamen varsayıma dayalıdır.
Mahkemece davacının tüm çalışma dönemine ilişkin banka kayıtları getirtilerek, asgari geçim indirimi ödemelerinin yapılıp yapılmadığı kontrol edildikten sonra talebin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen karar hatalıdır.
3-Mahkemece, harçtan muaf olan davalı Kuruma harç yükletilmemesine karar verildiği halde, hükmün 10 numaralı bendinde yargılama giderlerine harç katılarak davalı Kuruma harç yükletilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 10/06/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.