YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13695
KARAR NO : 2012/20030
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.500 TL ecrimisilin (ıslah ile 87.963,46 TL) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili 22.11.2010 dilekçesinde; tarafların … ili, … İlçesi 11 Ada 31 parselde kayıtlı taşınmazda paydaş olduklarını, taşınmazda davacı …’in 21/112, diğer davacıların 9/112 hissesi mevcut iken, … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/472 E.-2009/2009 K.sayılı kararıyla açtıkları tapu iptali ve tescil davasının kabul edilerek Şerefnaz dışındaki müvekkillerinin hisselerinin 13/112’ye yükseltildiğini, 2007/472 E.sayılı davada aynı zamanda ecrimisil de talep edildiğini ve talebin kabulüne hükmedildiğini belirterek 28.06.2009–30.12.2007 yılları için fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 2.500 TL (ıslah ile 87.963,46 TL) ecrimisil talep etmiş, yargılamada sunduğu 08.10.2010 tarihli dilekçesi ile de iş bu davada 2007/472 E.sayılı dava dosyasında bilirkişi raporu ile ecrimisil miktarı belirlenen ancak zuhulen o davada ıslah edilmeyen miktara ilişkin talepte bulunulduğunu açıklamıştır.Davalı vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; eldeki davanın 2007/472 E.-2009/369 K.sayılı dosyasına ek dava niteliğinde açıldığını, dosyanın 18.11.2009 tarihinde karara çıktığı verilen kararın Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 2010/12124-2011/3244 E.sayılı ilamında “…..ayrık durumlar dışında elbirliği mülkiyetinde mirasçıların birlikte hareket etmek suretiyle tereke adına dava açmaları tabidir. Oysa eldeki davada istek vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak davacıların payına yöneliktir. Elbirliğine tabi olan terekede davanın niteliği gözetildiğinde pay oranında dava açılmasının yasal olduğu söylenemeyeceği gibi, davanın dinlenmesine de olanak bulunmamaktadır. Öyle ise davanın açıklanan bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” şeklinde bozulduğu, mahkemenin 2011/549 Esasına kaydı yapılarak davanın reddine karar verildiği, eldeki davanın ek dava niteliğinde açılmış olduğu, buna göre asıl davadaki talebin reddine karar verildiğinden, eldeki davanın reddi gerektiği belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.Somut olayda, davacıların eldeki davadan önce, dava konusu 31 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalının işgali nedeniyle ecrimisil ve tapu iptali tescil istemiyle açmış oldukları davada mahkemece ecrimisil talebinin ve tapu iptali tescil talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karar Yargıtay 1.Hukuk Dairesince yukarıda mahkeme gerekçesinde açıklandığı şekilde bozulmuş, mahkemece 2011/549 Esasını alarak mahkemece dava reddedilmiş, henüz kesinleşmemiştir.Eldeki dava, 2007/472 E. (bozma sonrası 2011/549 E.) sayılı dava dosyasına ek olarak açılmıştır. Açılan kısmi davada verilen kararın sonradan açılan ek davada kesin delil teşkil edebilmesi için verilen kararın kesinleşmiş olması gerekir. Ancak bu halde davalının taşınmazı kullandığı ve kullanmanın haksız olduğu kesin delille ispatlanmış sayılır. Kısmi davada verilen karar henüz kesinleşmeden o hükmün kesin delil olma özelliği yoktur.Açılan kısmi dava sonucunda verilen karar temyiz edilmiş olup, henüz kesinleşmemiş ve derdesttir. Bu nedenle, ilk davada verilen hüküm kesinleşmeden ek davanın karara bağlanmış olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.