Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/4798 E. 2019/14055 K. 24.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4798
KARAR NO : 2019/14055
KARAR TARİHİ : 24.06.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin sözleşmeli personel statüsü ile 31.08.2006 ile 31.12.2012 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, 31.12.2012 tarihinde iş akdinin feshi yapıldığını, 01.01.2009 tarihinden başlamak üzere 31.12.2012 tarihine değin aylık ücret zammı uygulaması yapılmadığını, 4 yıl süre ile müvekkilinin maaşının sabit kaldığını, yönetmelik hükmüne göre 01.01.2009-31.12.2012 tarihi dönemlerinde müvekkiline uygulanması gereken aylık ücret zammı nedeniyle oluşan aylık ücret farkı alacağını talep ettiklerini, Amasya Şeker Fabrikası Sözleşmeli Personel Yönetmeliğinin 128. maddesi gereği, sözleşmeli personele bir takvim yılı içinde iki kez birer aylık maaş tutarında ikramiye ödemesi yapıldığını, bu sebeple aylık ücret esas alınarak hesabı yapılan ikramiye alacaklarının da eksik ödendiğini ileri sürerek, fark kıdem ve ihbar tazminatları ile fark ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, ücret ve ücret türü alacaklarda zamanaşımı itirazında bulunduğunu, varsa bile dava tarihinden 5 yıl önceki ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının, müvekkili şirkette TİS’e tabi çalışıp emekli olduğunu, emeklilik sırasında kıdem tazminatı dahil tüm hak ve alacaklarını aldığını, emekli olduktan sonra 31.08.2006 tarihinde müvekkili fabrikanın kendisi ile belirli süreli sözleşme imzaladığını, davacının muvakkat, sözleşmeli veya TİS’e tabi olarak çalışmadığını, muvakkat işçilerin kampanya döneminde çalışan işçiler olduğunu, daimi işçilerin belirsiz iş akdi ile sürekli çalışan işçiler olduğunu, sözleşmeli çalışanların ise şirket personel yönetmeliğine tabi olarak çalışanlar olduğunu, davacının bu üç sınıf çalışanlardan hiç birisine dahil olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafın 28.03.2013 tarih ve 2013/22 sayılı yönetim kurulu kararı ile geriye dönük 2009 yılından geçerli olmak üzere zam yapılması yönünde karar aldığının anlaşılmasına göre, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin aynı konudaki 2014/8261 esas, 2014/16057 karar sayılı kararı da emsal alınarak davacının dava açma hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiş ve karar Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Mahkemece ücret farkı ve ikramiye farkı alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasında “…tarihinden itibaren dönemsel olarak,” şeklinde bir ibareye yer verilmiş olup, dönemlerin tarih olarak belirtilmesi yerine “dönemsel olarak” ibaresiyle yetinilmesi, yukarıda anılan usul kuralına aykırı olup, hükmün bu haliyle infazının mümkün olmadığının düşünülmemesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, hüküm altına alınan ücret farkı ve ikramiye farkı alacaklarının kaç lirasına, hangi tarihten faiz yürütüleceğini hüküm fıkrasında göstererek hüküm kurmaktır.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dava tarihi 19/01/2015 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 04/02/2019 tarihinin yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır.
Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında, ücret farkı ve ikramiye farkı alacaklarına yürütülecek faiz tarihlerinin hüküm fıkrasında “dönemsel olarak” ibaresiyle yazılmasının hatalı olduğu belirtilerek alacakların kaç lirasına, hangi tarihten itibaren faiz yürütüleceğinin hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Davacının ücret farkı ve ikramiye farkı alacaklarının hesap raporunda; davalı işyeri personel yönetmeliğine göre hesaplandığı, aylık ücret farkı alacağının ödeneceği tarihin “hak edilerek, her ayın birinci günü”, ikramiye farkı alacağının ödeneceği tarihin ise “Ocak ve Temmuz aylarının 15. günü” olarak işyeri personel yönetmeliğinde yer aldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, dosyada mevcut hesap raporu denetime tabi tutularak açıklandığı şekliyle alacakların hesaplanan dönemler itibariyle ayrı ayrı faiz tarihlerinin belirlenerek hüküm kurulması gerekirken bozma ilamına aykırı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4-Bozma öncesi ilk kararda ihbar tazminatı farkı alacağının tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş, davalının kararı temyizi üzerine karar bozulmuş, ihbar tazminatı farkı alacağı bozma kapsamı dışında bırakılmış, Mahkemece bozmaya uyulmakla bu husus davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda ihbar tazminatı farkı alacağının fesih ve ıslah tarihi ayrımına göre faiz yürütülmesine karar verilmesi davacı lehine olan usulü kazanılmış hak ilkesine aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.