YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7851
KARAR NO : 2019/4550
KARAR TARİHİ : 11.04.2019
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi tarafından, davalı tamamen kusurlu kabul edilerek, davanın kabulü ile tarafların TMK 166/1 gereğince boşanmalarına ve ferilerine yönelik hüküm verilmiş, davalı erkek tarafından 07.12.2017 tarihinde istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce davalı erkeğin istinaf talebinin süresinde bulunmadığı gerekçesi ile esastan reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince verilen karara karşı davalı erkek tarafından temyiz itirazında bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen 03.10.2017 tarihli karar; davalı erkek vekiline “Avukatın tevziat saatlerinde adreste bulunmaması nedeniyle daimi çalışanı imzasına” tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Vekil tüzel kişilik olmayıp daimi çalışanına yapılan tebligatlarda da, tebliğ memuru tarafından, tebligatın yapılması gereken avukatın, tevziat sırasında belirtilen adreste bulunup bulunmadığı ve bulunmaması halinde bulunmama sebebi belirtilmek sureti ile tebligatın muhatap olan vekil yerine, daimi çalışanına tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu durumda tebliğ işlemleri, 7021 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi ve Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüzdür (HGK’nun 30.01.2013 tarih, 2012/6-644 esas – 2013/146 karar sayılı ilamı) Bu nedenle 03.10.2017 tarihli ilk derece mahkemesi kararının davalı erkeğe tebliğinin yukarıda belirtildiği şekilde usulsüz görülerek bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesine geçilmesi gerekmektedir. Ne var ki, davalı tarafça istinaf incelemesinden önce 07.02.2018 tarihinde Feragat ve Anlaşma Başlıklı, Avukatlık Kanununun 35/a maddesi içerikli dilekçe verildiği görülmekle, davalı tarafça verilen dilekçenin, Avukatlık Kanununun 35/a maddesi kapsamında değerlendirilerek incelenmek üzere bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz edilen hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 11. Hukuk Dairesinin 2017/3212 esas, 2018/451 karar sayılı ve 10/04/2018 tarihli kararının kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesinin 2016/209 esas, 2017/671 karar sayılı kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.11.04.2019 (Per.)