Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11034 E. 2019/6650 K. 27.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11034
KARAR NO : 2019/6650
KARAR TARİHİ : 27.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … vd.
DAVALILAR : 1- …, 2- … vd.
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair kararın bir kısım davacılar vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 26.12.2017 tarihli ve 2017/16891 Esas, 2017/17593 Karar sayılı ilamı ile davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmişti. Bir kısım davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili; eldeki davada ve 2005/102, 2005/424, 2005/425, 2005/426, 2005/427 ve 2005/428 Esas sayılı birleşen davalarda, haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayalı olarak, dava konusu 523 parsel sayılı taşınmazın her bir davaya dayanak olarak sunulan satım sözleşmelerinde belirtilen miktarlar yönünden tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuş, davalılar … ve … 27.3.2013 tarihli keşif sırasındaki beyanlarında yargılama giderlerinin davacılar tarafından ödenmesi şartıyla davayı kabul ettiklerini açıklamışlar, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 2001/203 Esas sayılı asıl davada davacılardan …’ün davasının kabulüne (toplam 8500 m2), …’in davasının kısmen kabulüne (5500 m2), birleşen 2005/102 Esas sayılı davada davacılar … ve … davalarının satın aldıkları… ve mirasçılarını davalı olarak göstermedikleri gerekçeleriyle husumet nedeniyle reddine, birleşen 2005/425 Esas sayılı davada davacı …’in tapu iptali ve tescili davasının kabulüne (toplam 3000 m2), terditli olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2005/426 Esas sayılı davada davacı… mirasçısı …’ın davasının kabulüne (toplam 6000 m2), birleşen 2005/427 Esas sayılı davada davacı …’un davasının 11975m2 için kabulüne, …’ın davasının 5475 m2 için kabulüne, birleşen 2005/428 Esas sayılı davada davacı …’nın davasının kabulüne (toplam 3500 m2), davacı …’nın davasının kabulüne (toplam 1500 m2), davacı …’in davasının kabulüne (toplam 2500 m2), davacı …’ün davasının kabulüne (toplam 2500 m2), davacı … herhangi bir talepte bulunmadığından Hatice’nin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, kabule ilişkin bölümleri yönünden davalı … vekili tarafından, birleşen 2005/102 ve 2005/425 Esas sayılı dosyalara ilişkin olarak kurulan hüküm yönünden ise bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/16891 Esas, 2017/17593 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bir kısım davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre bir kısım davacılar vekilinin yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2. … adına tescil edilen 523 parseldeki 16/32 paya ilişkin karar düzeltme talebine gelince;
Her ne kadar, Dairenin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/16891 Esas, 2017/17593 Karar sayılı ilamı ile, davalılardan … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; “adına tespit yapılan … mirasçısı …’nın mirasçıları tespit edilemediğinden TMK’nin 501. maddesi gereğince mirasının Devlete ait olduğuna karar verildiği, başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın … adına kayıtlı (16/32) hissesinin kanun uyarınca Hazineye kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 33. maddesine ve genel hüküm niteliğinde olan aynı Kanun’un 18. maddesine göre, kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmaz malların, tapuda kayıtlı olsun veya olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilmesinin mümkün olmadığı, davanın davalı … yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; Mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden 27.3.2013 tarihinde mahallinde keşif yapılmış, fen bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ve eki krokide davacılar tarafından talep edilen kısımların 1613 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı belirlenmiş, 1613 parsel sayılı taşınmazın ise, …mirasçısı … (16/32) ile … mirasçıları … (4/32), … (3/32), … (3/32), … (3/32), … (3/32) ve … (3/32) adlarına ifraz nedeni ile 2.2.2012 tarihinde (kesinleşme 20.6.2011) tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen davalarda davacılar 1613 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan ve öncesi tapusuz bulunan 523 parsel sayılı taşınmazdan 18.6.1973, 11.6.1973, 20.11.1973, 4.5.1977, 24.5.1977, 13.7.1978, 2.7.1990, 15.12.2004 tarihli satış ve zilyetlik devir sözleşmeleri ile yer satın aldıklarını iddia ederek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuşlardır. Davacıların davalarına dayanak olarak sundukları sözleşmeler dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden sonra fakat kesinleşmesinden önce yapılan tapusuz taşınmazın satışına ilişkindir. Az yukarıda da belirtildiği gibi, dava konusu 523 parsel sayılı taşınmazın evveli tapusuz olup, vergi kaydına dayalı olarak tescil edilmiştir. Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK’nin 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanun’un 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceğinden, satış ve devirlerin her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Dosya kapsamından; …’nın sağlığında, ölümünden önce mirası …’ye intikal etmeden önce davaya konu paya ilişkin satışların yapıldığı ve satışa konu taşınmazların zilyetliklerinin teslim edildiği anlaşıldığına göre, … payı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp, Dairenin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/16891 Esas, 2017/17593 Karar sayılı ilamının (1) nolu bendi kapsamındaki bozma hükmü maddi hataya dayalı olduğundan ve sözkonusu hata bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, bozma ilamının bu kısmının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ: Bir kısım davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairenin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/16891 Esas, 2017/17593 Karar sayılı bozma ilamının (1) nolu bendindeki bozma bölümünün kaldırılmasına, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, hükmün yalnızca, Dairenin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/16891 Esas, 2017/17593 Karar sayılı ilamının (2) maddesinin (b) bendinde açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden BOZULMASINA, bir kısım davacılar vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HMK’nin 442/1 maddesi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde karar düzeltmek isteyen bir kısım davacılara iadesine, 27.6.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.