YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8652
KARAR NO : 2013/10409
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2011 tarih ve 2011/28-2011/525 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından Ortaklar Otomotiv Ltd. Şti. hakkında toplam 25.000,00 TL’lik bonolar nedeniyle icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, dosya borcunun ödenmediğini, borcu karşılayacak şekilde haczin de yapılamadığını, takip yolunun değiştirilerek iflas yolu ile takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini, borçlunun borcunu ödemediğini, davalılardan …’ın Ortaklar Limitet Şirketinin eski müdürü olduğunu, 24.05.2005 tarihi itibariyle şirket müdürlüğüne davalı …’in atandığını, şirket hakkında açılan iflas davası sonucunda şirketin iflasına karar verildiğini, şirket müdürü olarak görevlerini yerine getirmeyen davalıların TTK’nın 336 ve devam eden maddeleri gereğince verilen zarardan şahsen sorumlu olduklarını, davalı …’ın şirketin borca batık olduğunu bildiği halde müvekkili şirketten mal satın aldığını, sonra da şirket müdürlüğünden istifa ettiğini, diğer davalı …’in şirketin borca batık olduğunu bilerek hisseleri devraldığını, şirketin iflasını istemediğini, müdürlük görevini ihmal ettiğini, bu nedenle borçtan şahsen sorumlu olduğunu, Antalya 10. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1 iflas sayılı dosyasında şirket ortaklarının bulunamadığını, iflasın tatiline karar verildiğini, diğer davalı …’ın 24.05.2005 tarihinde hissesinin tamamını diğer davalı …’e sattığını, davalıların yetkilisi bulundukları şirketin Ticaret Kanunu’nun kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediklerini, kusur ve ihmalleri bulunduğunu, bu nedenle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı sorumlu olduklarını belirterek, Antalya 5. İcra Müdürlüğü’nün 2005/6535 Esas sayılı icra dosya borcunda yer alan 66.111,02 TL ile 4.500,00 TL iflas depo avansının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alacağa iflas tarihi olan 12.03.2010 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, borca konu yapılan senetlerin icra ve iflas yolu ile takibine 2005 yılında başlandığını, iflas davasının açılma tarihinin 2010 olduğunu, aradan 5 yılı aşkın zaman geçtiğini, borç zaman aşımı dolduktan sonra iflas davası açıldığını, tüzel kişinin borcundan dolayı müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, şirkette kısa süre hissedar olduğunu, hisselerini 13.06.2006 tarihinde …’a devrettiğini, takibe dayanak senetlerde imzasının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar Serap ve …’ın, Ortaklar Ltd. Şti’nin ortağı olup, …’ın 2004 tarihinde 5 yıllık süre ile şirketi temsil ve ilzam etmekle yetkili kılındığı, şirket ortağı …’ın 2005 yılında hisselerin tamamını diğer davalı …’e devretmiş olup, …’in de bir dönem şirket müdürlüğü yaptığı, daha sonra da istifa ederek şirket hisselerini devrettiği, Limitet Şirketin iki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı adı altında kurulup, iktisadi konularda faaliyet gösteren ortaklık borçlarından sadece ortaklığın mal varlığı ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, esas sermayesi muayyen ve bu sermaye ortakların sermaye paylarının toplamına eşit olan ortaklık olup, ortakların sorumluluğunun sadece ortaklığa karşı ve esas sermaye payı ile sınırlı olduğu, TTK’na göre ilke olarak ortaklarla limitet şirket alacaklıları arasında bir ilişki kurulmadığı ve alacaklılara gereğinde ortaklara başvurma imkanının tanınmadığı, TTK’nın 532/3. maddesinde düzenlenen açığı kapama yükümlülüğü, selef sıfatı ile sorumluluk ve kamu borçlarından sorumluluk şeklinde istisnai düzenlemelerin bulunduğu, bu istisnai düzenlenmiş durumların varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve şirket müdürü sıfatıyla aleyhlerine dava açılan davalı … ve Kadir’in sorumluluğunun TTK’nın 309. maddesine göre belirlenecek olup, TTK’nın 309/2. maddesi uyarınca, şirketin iflası halinde; şirket alacaklılarının bu madde kapsamında haiz oldukları hakların iflas idaresine ait bulunduğu gibi, işbu davada talep edilen tazminatın da ancak şirkete ödenmesinin talep edilebilecek olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.