Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18648 E. 2012/21086 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18648
KARAR NO : 2012/21086
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6663 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalıya ait taşınmazdan yüksek gerilim hattı geçirildiğini, davalı tarafından davacı aleyhine bu nedenle meni müdahale ve kal talepli dava açıldığını, dava sonunda da kal’e karar verilip, ayrıca 9244 TL. kal masrafının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine karar verildiğini, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, kal masraflarının davalı tarafa ödendiğini, kal bedeli içinde montaj bedelinin de bulunduğunu, ancak davalının sadece demontaj (söküm) bedelini alabileceğini, montaj bedeli düşüldükten sonra bakiye 4673 TL.’nin iadesinin gerektiği, diğer yandan davalının söküm işini ehil kimselere yaptırmayarak 3 adet direğin kırılmasına neden olduğunu, bedelinin 1352 TL. olup, bunun da davalının ödemesi gerektiğini beyan ederek, toplam 6633 TL. alacağın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı savunmasında kal sırasında oluşan hasarlardan kendisinin sorumlu tutulamayacağını ifade etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 4673 TL. alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının sadece demontaj bedelini talep edebileceği, bu nedenle de davalıya fazladan 4673 TL. ödeme yapıldığı, ayrıca davacı tarafın kırılan direklerden söz etseler bile bu konuda tazminat talep etmediklerinden dolayı bu konuda hesaplama yapılmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın temyizi yönünden; Her ne kadar bilirkişi raporunda, davalı tarafa fazla ödeme yapıldığı belirtilmiş olsa da, ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmaktadır. … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.2.2006 tarih ve 2005/130 E.ve 2006/39 K. sayılı ilamının incelenmesinden, davacının kal bedeli hesaplanırken hem montaj hem de demontaj bedelinden sorumlu olacağı bu bedelin de 9244 TL. ettiği hüküm altına alınmış ve bu karar kesinleşmiştir. Davalı da, davacıdan bu hükme dayanarak 9244 TL.’yi tahsil etmiştir. Artık, kesinleşmiş bu kararın tartışılması mümkün değildir. O mahkemede verilen kesin hüküm, bizim davamız açısından kesin delil teşkil eder. Dolayısıyla da, kal bedelinden davacıya iade edilecek bir miktar bulunmamaktadır. Mahkemece, bu hususlar dikkate alınmaksızın, montaj bedelinin davacıya iadesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacı tarafın temyizi yönünden ise; Davacı dava dilekçesinde, davalı tarafından yapılan söküm sırasında, kırılan direk bedellerinin tahsilini de istemiştir.Mahkemece tarafların talep sonuçlarının her biri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir.Bu itibarla, mahkemece davacının kırılan direk bedellerine ilişkin olarak, yargılama yaparak, olumlu ya da olumsuz bir karar vermemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.