YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17463
KARAR NO : 2013/23529
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın 14.01.2008 olay tarihinden yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda, dava konusu iş kazasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Baş İş Müfettişi tarafından düzenlenen rapordaki kusur oranları ile, 29.03.2013 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları arasında açık çelişki vardır.
Mahkemece, çelişkinin giderilmesi amacı ile iş güvenliği konusunda uzmanlardan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden, davaya konu iş kazasında ilgililerin kusur oranları bakımından yeniden rapor alınmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Davalı … Kimya San. ve Tic. A.Ş. temyizine gelince;
Davalı … Kimya San. ve Tic. A.Ş., asıl işveren olmadığını, iştigal konusu itibariyle de Kimya sanayii ile uğraştığını, inşaat ve imalat işlerinin anahtar teslimi esasına dayanan ve sözleşme ile dava dışı … Prefabrike Beton San. ve Tic. A.Ş.ye ihale edildiğini savunmuştur, gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse Mahkeme kararının gerekçesinde davalının bu savunmasu üzerinde durulup tartışılmamıştır. Mahkemece davalı … Kimya San. ve Tic. A.Ş.ye ait ana sözleşmesinin getirtilerek faaliyet alanlarının
-belirlenmesi, işyerinde kendisine ait işçilerin istihdam edilip edilmediğinin belirlenmesi ve … Prefabrike Beton San. ve Tic. A.Ş. ile … Kimya San. ve Tic. A.Ş. arasındaki ihale sözleşme hükümleri ile birlikte değerlendirilerek bu davalının sorumluluğunun belirlenmesi suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itrazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.