YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14634
KARAR NO : 2013/23523
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece kısa kararda “Maddi tazminat yönünden; davacı eş … için 38.548,19 TL., davacı çocuk … için 2.951,22 TL., davacı çocuk … için 3.272,24 TL., davacı çocuk … için 2.552,77 TL. Maddi tazminatın davalılardan, sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere, müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 14/10/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle alınarak davacılara verilmesine. Fazlaya dair hakların saklı tutulmasına.
2-Manevi tazminat yönünden; Davacı eş … için 15.000 TL, davacı çocuk … için 7.500 TL, davacı çocuk … için 7.500 TL., davacı çocuk … için 7.500 TL.olmak üzere toplam 37.500 TL..manevi tazminatın davalılardan, sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere, müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 14/10/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle alınarak davacılara verilmesine. ”, denilmek suretiyle hüküm tesis edilirken gerekçede her ne kadar sigorta şirketi yönünden de kısa kararda hüküm kurulmuş ise de sigorta şirketinin davalı konumunda olmayıp, ihbar edilen konumunda olduğundan onun hakkında sehven hüküm kurulduğu belirtilmiş ve 24.04.2013 tarihli tavzih kararıyla “1- İhbar Olunan … Sigorta A.Ş.(Eski Ünvan Fiba SigortaA.Ş., Bir önceki ünvan … Sigorta A.Ş.) vekilinin Mahkememizin 2005/495 E.2013/329 K.sayılı hükmün tavzihine yönelik talebinin kabulü ile, Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 1- Maddi tazminat yönünden; davacı eş … için 38.548,19 TL., davacı çocuk … için 2.951,22 TL., davacı çocuk … için 3.272,24 TL., davacı çocuk … için 2.552,77 TL. Maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 14/10/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, 2- Manevi tazminat yönünden; Davacı eş … için 15.000 TL, davacı çocuk … için 7.500 TL, davacı çocuk … için 7.500 TL., davacı çocuk … için 7.500 TL.olmak üzere toplam 37.500 TL..manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 14/10/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle alınarak davacılara verilmesine” denilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysaki, 22.11.2011 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile, tavzih edilen gerekçeli kararın çelişkili olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, konuyla ilgili 10.4.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, ihbar olunan … Sig. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.