YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13225
KARAR NO : 2019/4423
KARAR TARİHİ : 15.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı belediyenin 21.03.1989 tarih ve 89/24 sayılı encümen kararı ile 2300 m2 ve 200 m2’lik taşınmazları 860.000,00TL bedelle davacıya sattığını, bedelin Ziraat Bankasına yatırıldığını, ancak tapu verilmediğini belirterek, 146 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile hudutları yazılı ve satışa konu 2300 m2’lik ve 2000 m2’lik taşınmazların davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde davacıdan tahsil edilen bedelin sebepsiz zenginleşme nedeniyle güncellenerek davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00TL’nin tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava edilen yerle ilgili bir satışın yapılmadığını, satışın yapıldığı iddia edilen tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanununun 18/e maddesi hükmü gereğince yetkinin Belediye Meclisine ait olduğunu, alacak talebine yönelik davada ise zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil istemi yönünden satışın Belediye Meclis kararı ile yapılmadığı, alacak talebi yönünden ise zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu konudaki ve diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin alacak istemi yönünden temyiz itirazlarına gelince; davacının tapu iptali ve tescil istemi, dava konusu taşınmazın satış yetkisinin belediye meclisine ait olmasına rağmen belediye encümen kararına dayanılarak yapılmış olması, yani geçersiz satış işlemine dayanılması nedeniyle reddedilmiştir. Satışa ilişkin işlemler geçerli bulunmadığı takdirde satıcı aldığı satış bedelini geri vermekle yükümlüdür. Başka bir anlatımla, geçersiz satışta herkes verdiğini geri alır. Alıcı, satıcının ferağ verme yönündeki ümidi kesildiği takdirde verdiği parayı isteme hakkını kazanır. Satış bedelinin istenmesi davalarında zamanaşımının başlangıcı bu ümidin kesildiği tarihtir. Eldeki davada tapu iptali ve tescil talebinin reddi kararı ile zamanaşımı başlar. Hal böyle olunca, geçersiz satış işlemi nedeniyle ödenilen bedelin iadesi isteminin esasının incelenmesi, davacının ödediği miktar belirlenerek güncellenip oluşacak sonuca göre alacak davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile alacak istemi yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.