YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12129
KARAR NO : 2013/10376
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2012 tarih ve 2011/374-2012/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında hizmet sözleşmelerinin imzalandığını, davalı tarafça hak ediş faturalarının tanzimi esnasında 5510 sayılı Kanunun 81/1. maddesinde belirtilen sigorta primlerinin işveren hissesine isabet eden 5 puanlık kısmından istifade edecek olanın kendisi olduğu gerekçesiyle kesilmesi sonucu müvekkilinin bu indirimden faydalandırılmadığını, oysa anılan prim indiriminden yararlanması gerekenin müvekkili olduğunu ileri sürerek davalı tarafından hakedişlerinden haksız kesilen 233.207,56 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin tüm mal ve hizmet alımlarının Kamu İhale Kanunu’na göre yaptığını, 25.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Kanunu Genel Tebliği değişikliği ile Hazine tarafından karşılanan prim tutarının idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesileceğinin düzenlendiğini, anılan kesintilerin davacıya ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5510 sayılı Kanun’un 81’inci maddesinde belirtilen 5 puanlık işveren hissesine tekabül eden tutarın davalı tarafından değil Hazine tarafından karşılandığı, davaya konu kesintinin fiyat farkına ilişkin olmayıp Hazine tarafından davacıya sağlanan indirim ile ilgili olduğu, davalının bu indirimi kendi lehine yorumlayarak davacıya noksan ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 233.207,56 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12,466,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.