YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10232
KARAR NO : 2013/13388
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
(Kadıköy 5. Asliye Tİcaret Mahkemesi)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki Tedarik Sözleşmesinin davalı tarafça eylemli feshi nedeniyle muaccel olduğu iddia olunan alacakların tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın 54.185,30 TL üzerinden kısmen iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu belirterek, davanın reddi ile % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının davalıdan takip ve dava değerinin üzerinde alacaklı olduğunun davalının ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğu, davalının savunma ve itirazlarının yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile takibin 54.185,30 TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz yürütülmek sureti ile devamına ve itiraz haksız olmakla, kabule göre takdir olunan %40 inkar tazminat tutarı 21.674,12 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyizedilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tedarik sözleşmesinin fiilen feshedilmiş sayılıp sayılmayacağı ve bunun sonucu olarak davacının henüz vadesi gelmemiş alacaklarını davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesinin genel hükümler başlıklı 3-1 maddesinde ”perakendecinin sipariş verip vermemekte serbest olduğu” açıkça hükme bağlanmıştır. Aynı sözleşmenin 3.17 maddesinde ise ”sözleşme süresince tedarikçi, perakendecinin onayı olmadan bu sözleşmeyi devredemez, feshedemez..” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının davacıdan siparişte bulunmayı bir dönem için kesmiş olmasının tek başına akdin fiilen feshedilmiş olduğu biçiminde yorumlanamayacağı gözetilmeden ve anılan sözleşme hükümleri üzerinde durulup tartışılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.