Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/12758 E. 2013/6231 K. 29.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12758
KARAR NO : 2013/6231
KARAR TARİHİ : 29.03.2013

……
Davacı, 10.03.2009 tarihinde açtığı dava ile, vergiye kayıtlı olduğu 05.02.1988 – 30.11.2001 tarihleri arasındaki sürede 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin, yerinde görülmeyen, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 5510 sayılı Kanunun, 1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı Geçici 8. maddesinde “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar…
Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir. Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir…” düzenlemesine yer verilmiştir.
./..

-2-

Davacının, 05.02.1988 – 30.11.2001 tarihleri arasında vergi kaydı bulunup, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi öncesinde Kurum’a kayıt ve tescilinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki düzenleme gözetildiğinde, davacının, vergiye kayıtlı olduğu dönemlerden 04.10.2000 tarihi öncesine sigortalılık verilmesi mümkün bulunmadığından, mahkemenin buna ilişkin kabulü yerindedir. Ne ki; anılan maddede, ilk defa 5510 sayılı Kanun gereği sigortalı olarak tescil edilmiş olmak kaydıyla, Kanunun yürürlük tarihinden (=01.10.2008) itibaren 6 ay içinde (=01.04.2009 tarihine kadar) talepte bulunanların, 04.10.2000 – 30.09.2008 tarihleri arasında vergiye kayıtlı olunan dönemi borçlanabileceği belirtildiğinden, – bu düzenlemeden, borçlanmaya ilişkin düzenlemeden yararlanabilmek için sigortalı olarak tescilin de Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde yapılması gerektiği anlaşılmaktadır-; davanın, anılan 6 aylık sürede açıldığı hususu gözetildiğinde, davacının, 5510 sayılı Kanun gereği tescilinin bulunup-bulunmadığı ve vergi kaydının bulunduğu 04.10.2000 – 30.11.2001 tarihleri arası dönem için borçlanmaya ilişkin düzenlemeden yararlanıp – yararlanmayacağı araştırılıp, tartışılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

…….