Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2019/2035 E. 2019/3634 K. 13.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2035
KARAR NO : 2019/3634
KARAR TARİHİ : 13.05.2019

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında … İlçesi … Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı … ve dava dışı …, …, …, …, … adlarına; kayıtlı bulunan eski 837 parsel sayılı 16.850,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 5 parsel numarasıyla ve 16.276,61 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 1013 parsel sayılı 10.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 6 parsel numarasıyla ve 9.644,75 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1014 parsel sayılı 7.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 7 parsel numarasıyla ve 7.262,13 metrekare yüzölçümlü olarak ve eski 836 parsel sayılı 32.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 8 parsel numarasıyla ve 34.735,23 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı …, uygulama kadastrosu sırasında paydaşı olduğu 113 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksildiğini, eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 113 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastrosundaki tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. Davacı …’in kayıt maliki olduğu eski 837 yeni 113 ada 5 ve eski 1013 yeni 113 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müşterek mülkiyete konu olduğu ve davacı dışında paydaşlarında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın, niteliği itibariyle bütün paydaşlar tarafından birlikte açılması veya tamamının katılımının sağlanması suretiyle davaya devam edilmesi zorunludur. Hal böyle olunca, mahkemece, davacıya diğer paydaşların davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınmalı, bundan sonra yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek davanın esasına girilmek suretiyle hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.