Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/17614 E. 2012/22275 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17614
KARAR NO : 2012/22275
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 21.04.1998 tarihinde evlendiklerini, taraflar arasında yaşanan olaylar nedeniyle davacının dava dilekçesinde belirttiği aile yakınlarının yanında yaşamaya başladığını ve ayrı yaşamakta haklı olduğu iddiasına dayanılarak davacı eş için aylık 1.500 TL tedbir nafakasına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, davacı ile kendisinin ikametgahının … olduğunu bu nedenle … mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece; davanın açıldığı tarih itibariyle davacı ve davalının yerleşim yerinin … olduğu, bu nedenle yetkili mahkemenin … Mahkemeleri yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 19/1.maddesinde “yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” hükmü getirilmiştir.TMK’nun 201/1 maddesinde de; ” evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler konusunda yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir” hükmü yer almaktadır,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih 2007/2-331 E-2007/332 K.sayılı ilamında; TMK’nun 168.maddesindeki boşanma ve ayrılık davalarındaki yetki ile ilgili olarak; boşanma davası öncesinde tarafların ayrı yaşadığı dönemde davacı kadının sığındığı baba evindeki ikamet adresinin bağlı bulunduğu yer Aile Mahkemesinde de boşanma davası açabileceği kabul edilmiştir. Yargıtay 3.Hukuk dairesinin 09.04.2007 tarih, 2007/5139 E-2007/5403 karar sayılı kararında da; davacı kadının ayrı yaşamda haklılık iddasına dayalı olarak açtığı tedbir nafakasında sığındığı baba evindeki ikamet adresinin bağlı bulunduğu yer mahkemesinde de dava açabileceği kabul edilmiştir. Somut olayda; davacı …’da bulunan baba evine sığınarak eldeki davayı açmış olup, davada … Mahkemeleri yetkilidir. Davanın esasına girilerek sonucu dairesinde hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.