YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12659
KARAR NO : 2013/14839
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili için tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece ortada geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan sözleşme örneğine göre dava konusu edilen kiralanan 15.04.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile konut olarak kullanması için davalı borçluya kiralanmıştır. Davacı alacaklı da, sözlü kira sözleşmesine dayanarak tahliye istekli olarak davalı borçlu hakkında … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8658 sayılı dosyasında 12.11.2012 tarihinde başlattığı icra takibi ile 415 TL Temmuz 2012 ayı kira farkı, aylık 450 TL’den Ağustos- Ekim 2012 arası aylar kirası ve işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.796.71 TL alacağın tahsilini istemiştir. Takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı borçlu, takip konusu edilen borcu kabul etmediğini, Temmuz – Ağustos 2012 ayları kirasını davacı alacaklının yazlıkta olması nedeniyle elden ve nakden ödediğini, Eylül 2012 ayı kira parasını bankaya yatırdığını, Ekim ve Kasım 2012 ayları kirasının ödendiğine dair makbuzları da sunduğunu, davacı alacaklının kendisini tahliye ettirip daha fazla bedelle başkasına kiralamak için böyle bir yola başvurduğunu belirtmiştir. İtiraz üzerine açılan işbu davada da davanın esasına ilişkin bir savunmada bulunmamıştır. Davalı borçlu, icra takibine borcu olmadığından söz ederek itiraz ederken kira sözleşmesine ve alacak miktarına karşı çıkmamıştır. Her ne kadar icra takibinde sözlü kira sözleşmesine dayanılmış, yargılama sırasında da tarafların imzasını taşımayan kira sözleşmesi sunulmuş ise de, İcra ve İflas Kanunu’nun 63. maddesi gereğince borçlu itiraz sebepleri ile bağlı olup itirazın kaldırılması davasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Davalı kiracı, icra takibine itirazında kira sözleşmesine ve alacak miktarına itiraz etmediğine göre, taraflar arasındaki kira ilişkisi kesinleştiğinden uyuşmazlığın icra takibine konu edilen miktarlar üzerinden çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde kira sözleşmesinde tarafların imzasının bulunmadığı ve ortada geçerli bir kira sözleşmesi olmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.