Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11655 E. 2013/10397 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11655
KARAR NO : 2013/10397
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/02/2012 tarih ve 2010/2199-2012/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29/11/2009 tarihinde davalı nezdinde gerçekleşen H9 303 sefer sayılı uçuş ile İstanbul’ dan Dusseldorf’ a seyahat ettiğini, yolculuk sonrası müvekkiline ait … etiket nolu bagajın havayolu taşımacılığı esnasında kaybolduğunu, bu durumun Dusseldorf’ ta şirket yetkililerine de bildirerek bagaj kayıp formu doldurduğunu, gönderilen ihtara rağmen kayıp bagaj konusunda bilgi verilmediğini, Varşova-Lahey Konvansiyonu hükümleri kapsamında davalı şirketin müvekkilinin taşıma sözleşmesinin ifası sırasında kaybolan bagajı nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, ileri sürerek kaybolan bagajındaki eşyaların toplam değeri olan 1.110 EURO alacağının fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanarak Türk Lirası karşılığı ile ve temerrüt tarihi olan 23/09/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Lahey protokolüne müvekkilinin sorumluluğunun sınırlandırıldığını, savunarak fahiş bedelli haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davacının davalı havayoluna ait uçak ile 29.11.2009 tarihinde İstanbul-Dusseldorf seferi sırasında yanında bulunan bagajının kaybolduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, Varşova Konvansiyonunun uygulanacak şekline göre davacının zararını ispatlaması durumunda, baştan bagaj değeri hakkında bildirimde bulunursa bildirim değeri kadar mutlak sorumluluk esası, bildirim yoksa zararın ispatı dikkate alınarak KG başına azami 250 Frank sorumluluk esası benimsendiği, zararın davacı yolcu tarafından ispat edilmesi gerekmekle birlikte, yolcunun bagajının kaybolması ihtimaline binaen uçağa binerken bagajında nelerin olduğunu beyan etmesi mutad bir uygulama olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, talep edilen bedelin kadri maruf bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi